Hayattan çıkarı olmayanların, ölümden de çıkarı olmayacaktır. Ölüm bile onların adlarını duyurmaya yetmeyecektir.
Sıkıntılarını kimseyle paylaşmasını bilmedikleri için, yalnız başlarına ıstırap çekeceklerdir. Istırapları, ne yüzlerindeki çizgilerden, ne de saçlarının beyazlaşmadıysan anlaşılacaktır. Çektikleri acılarla, yüzlerinin buruşmasına, saçlarının beyazlaşmasına izin verilmeyecektir. Güldükleri zaman sevinçli, ağladıkları zaman kederli oldukları sanılacaktır. Hayattan çıkarları olmadığı da asla kabul edilmeyecektir.
Şu anda, sana güzel bir söz söyleyebilmek için, on bin kitap okumuş olmayı isterdim.
Gene de az gelişmiş bir cümle söylemeden içim rahat etmeyecek: seni tanıdığıma çok sevindim kendi çapımda.
Aşkta insanın niyeti mi daha önemlidir, kısmeti mi ?
Mutluluk veya mutsuzluğumuz bizim için seçimlerimize mi bağlıdır ? Yoksa bizim dışımızda mı gelişip başımıza gelirler ?
Mükemmel kelimesinin içini kesinlikle dolduran anlamını sonuna kadar verebilen bir kitap.
Yalın ve yorumsuz bir şekilde sıradan bir mahallenin sıradan bir gecekondusunda bir insanın hikayesini ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Her gün gördüğümüz insanların nasıl bir hayat yaşadığını öğrenebileceğimiz çok güzel bir roman olmuş. O kadar çok şey değişip gidiyor ki bazen bu akışın hızına kendimizi kaptırıp farkına bile varmıyoruz yada işimize gelmiyor orası ayrı. Kitabın başlarındaki Mevlut'un ilk gençlik yılları ve romanın sonu gereksiz yere uzatılmış gibi geldi bana. Sonunda ise roman bitsin Mevlut'un acıları son bulsun Rayiha'ya yeniden kavuşsun istedim. Rayiha ile Mevlut'un aile olduğu bölümler hiç bitmesin istedim. Mevlut'un Rayiha'ya olan sevgisini iliklerimde hissettim. Rayiha'nın sonunu öğrendiğimde oturup ağlamak istedim. Belki de nice zamandır beni bu kadar içine çeken bir roman okumadığım için bu etkilenişim.
Orhan Pamuk'un dili okuyucusunu yormayan, günlük,akıcı,sade bir dil...Romanın kurgusu okuyucuyu içine çekiyor geriye bize sayfalarda kaybolmak düşüyor.
Mevlut ile Rayiha gibi sevmeyi sevilmeyi diledim romanı bitirirken.
Bol kitaplı günler.