Son sınıra dayanmışlığın, ancak bunun başka türlü olamayacağının, sizin için hiçbir kaçış yolu olmadığının, asla başka bir insana dönüşemeyeceğinizin, değişmeniz için hâlâ vaktiniz ve şansınıiz olsa bile muhtemelen değişmek istemeyeceğinizin, isteseniz bile değişmek için hiçbir şey yapmayacağınızın, çünkü aslında belki de sizin dönüşebileceğiniz hiçbir şeyin olmadığı hissinden geliyordu.
Ruhumuzun derinliklerinde keşfedilmeyi bekleyen devasa bir dünya saklıdır. El değmemiş kudretliyle orada öylece durmaktadır. Ama öyle yeni ve kuvvetlidir ki varlığını kabullenmeye korkarız. Zira kim olduğumuzu keşfetmemiz durumunda alıştığımızın çok daha ötesine gidebileceğimizi kabullenmek zorunda kalırız ve bu bizi korkutur. Sürekli bana izin verilmedikleri için yapamadım der ve riske girmememizin daha iyi olduğunu düşünürüz böylesi daha rahattır, daha güvenilirdir. Ama bir yandan da insanın kendi yaşamından vazgeçmesi anlamına gelir..