Ben sana rehber değil, ancak yoldaş olabilirdim, fakat yolu ikimiz de bilmiyorduk ve birbirimize yük olmaktan, birbirimizi şaşırtmaktan başka bir şey elimizden gelmiyordu.
Benimle yaşlansana?
Kitap okurum, çay demler, şiir yazarım sana.
Ha birde, her sabah için şükrederim, sonra gözlerine bakar ‘Amin’ derim.
'Amin, bu günde gördüm seni, bu günde güzel geçecek demek ki..’
Ben herkes gibi değilde, duam gibi severim seni.
Kalbimden, gönlümden kopan gizli saklı sözler gibi..
Kim duasını sevmeden diler ki..?
Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu, daha ehemmiyetli olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünür ve yeis içinde kalırdım.
Sabahattin ali en sevdiğim yazar olabilir aynı şekilde en sevdiğim eseride kürk mantolu madonnadır...kitabın dili pek sade olmayabilir ama bir zamandan sonra o kadar akıcı oluyor ki bir bakıyorsun okumuşsun bile.
Marie puder'in ilk başlarda davranış şekli bana kriz geçirtsede.Rauf efendi'nin karşılık beklemeden marie puder'e karşı aşkı arkadaşlığı beni kitaba aşık etti...
Aslında kitap ilk başta aşk romanı gibi gelsede aslında değil bir insanın topluma yabancılaşmasını işliyor ve o insanın kendi içinde psikolojisini anlatmış.......
Seni çok seviyorum SABAHATTIN ALI