Azize öztürk

Puan vermedi·152 syf.··
2026 22. kitabı
Öncelikle kitap sürekli karşıma çıktığı için merakıma yenik düşüp okuduğum bir kitap. Yazarın depresyonu için psikiyatristiyle yaptığı seanslarından oluşan bir kitap. Şahsen beni aşağı çeken, depresif şeylerden pek hoşlanmam. Ama yazarın hayatını okuduğumda ve 35 yaşında vefat ettiğimi öğrendiğimde kitabı bitirme kararı aldım. İnsan psikolojisi dipsiz bir kuyu, insan beyni kara delik.. herkesin dertlendiği, yasalandığı, kaygılandığı konuşar başka başka. Kimisi güzel olmayı beyninde yüceltir, kimisi sevilmeyi, kimisi kabul görmeyi… Yazar yoğum bir depresyonla mücadele ediyor. Kendinden nefret ediyor, kendini beğenmiyor, her şeyde kendisini suçluyor, sürekli sevilmediğini düşünüyor, kendisini güçsüz buluyor. Kısaca kafasında kendisini idealize ettiği bir “ben” var be ona ulaşamadığı sürece yetersiz kalıyor. Bu yetersizlikle mücadele etmeye de gücü yetmediği için bunalımdan bunalıma giriyor. Temele indiğimizde çocukluğundaki aile içi şiddet, baskılanma, akran zorbalığı, toplumun dayattığı güzellik kriterleri karşımıza çıkıyor. Velhasıl kendini iyileştirmek için tüm mücadelesini okuyoruz. En azından kendisini iyileştirmek istiyor.. Kitaptan alınacak en güzel ders; vücut sağlımıza ne kadar önem veriyor isek ruh sağlımıza da aynı önemi vermeliyiz. Yaşadığımız buhranda yardım almaktan çekinmemeliyiz.
Ölmek İstiyorum ama Hâlâ Tteokbokki Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20251,282 okunma
Reklam
Puan vermedi·180 syf.··
2026 21. kitabı
Murakami den okuduğum ikinci kitap. İlk okuduğum kitap, yazarlığa yeni başladığı “rüzgarın şarkısını dinle” eseriydi. Kitap bana çok geçmemişti o yüzden ikinci bir kitabını okuma kararı aldım. Bu kitapla da anladığım üzere yazarın kitaplarında bir sonuca varmaya çalışmamalıyım. Hikayede bir sonuç için beklememeli, okuduğum satırların anlık keyfini çıkarmalıyım. “Karanlıktan Sonra “ kitabında uyku ve uyanıklık arasında, Mari ve Eri adlı iki kız kardeşin etrafında şekillenen bir hikaye okuyoruz. Mari uykudan kaçıp gece karanlığına sığınıyor, Eri hayatın gerçekliğinden kaçıp uykuya sığınıyor. Yan karakterlerşe de desteklenen güzel bir kitap. Peki gece sadece uyumak için mi var? Yoksa gecenin karanlığında gerçekleşen, yaşayan, saklanan şeylerde mi var sorusunu akla getiriyor kitap.
Karanlıktan SonraHaruki Murakami · Doğan Kitap · 20175,1bin okunma
Puan vermedi·210 syf.··
2026 20. kitabı
Yaşamak mı hayatta kalmak mı? Yaşlı Fugui den Fugui nin hayatını okuyoruz. “Bu tavuklar büyüyünce kaz olacak, o kazlar büyüyüp kuzu olacak. Kuzular büyüyünce öküz olacak ve biz yine zengin olacağız.” Varlıklı ailesinin tüm malını kumarda yiyen Fugui bu sözle kandırıyordu hep kendini. Hayatta hiç çalışmamış olan Fugui, tarlalarda çalışmayı; çeşit çeşit yemeklere alışık olan Fugui aylarca aç kalmayı öğrenecekti. Çin in kaotik siyasal sistemi içinde halk açlıkla, fakirlikle mücadele ediyordu. İnsan yaşamı değersizdi. Yokluk, fakirlik Fugui ye ailesini sevmeyi, kıymetini bilmeyi, onlar için çalışmayı öğretti. Bazı insanlara bazı şeylerin kıymetini anlaması için en kıymet verdiği şeyin elinden alınması mı gerekiyor diye sordurdu kitap bana. Kitapta sadece Fugui nin yaşantısına tanık oluyoruz ama o dönem insanlarının neler yaşadığını, nelerle mücadele ettiğini de görmüş oluyoruz. Fugui, yaşlı Fugui olana kadar tüm sevdiklerini tek tek kaybediyor, tüm malvarlığını kaybediyor, yemeğeni, evini kaybediyor. Tüm kayıplarıyla Yaşlı Fugui oluyor. Peki bu “YAŞAMAK” mıdır yoksa “HAYATTA KALMAK” mı?
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
Puan vermedi·172 syf.··
2026 19. kitabı
Anthony Burgess Otomatik Portakal Kült bir roman, tüm zamanların en sarsıcı romanlarından, zamanında bir çok ülkede yasaklanmış, Kubrick tarafından filmi çekilmiş modern klasik.. Romanın baş karakteri Alex in kullandığı dil, kelime alışılmışın dışında. Yazad İngilizce ve Rusçayı karıştırarak bu şekilde bir dil oluşturmuş. Yazarın oluşturduğu distopyada suçun bini bin para. Alex de bu ortamda 4 kişilik çetesiyle,hırsızlık, adam yaralama, tavcz, te*acüz ne ararsanız yapıyor. Bundan zevk alıyor. Çocuk şiddetten besleniyor. Hatta kitapta bir bölümde ‘ Alex yatağa uzanır, müziği son ses açar (ki beethoven başta olmak üzere) gözünü kapattığında en haz aldığı şeylerin, birilerini yüzünü yaralamak, k*n akıtmak, kızlara ahlaksızca şehyer yapmayı hayal eder. Yolu hapishaneye düşer ve ıslah etmek için üzerinde bir deney yaparlar. Bir nevi Pavlov’un köpeğine yaptığı gibi koşullu iyiliği beynine kodluyorlar. Kötülüğe meylettiğinde vücudu acılar içinde kalıyor. Yazarın kaleminin, eserin harikalığının dışında ben konuyu sevemedim. Beni rahatsız etti, belki de gerçekten böyle insanların var olduğunu bilmek, gerçekten ıslah olamayacaklarına inanmak kitabı sevmememe sebep oldu. Beyninde suçtan haz alan insanlar gerçekten ıslah edilebilir mi? Sadece toplumun kabul ettiği iyiliği yapabilecek şekilde makineleştirilebilirler mi? Öyle mi olsun böyle mi tartışmalarına kendi fikrimi bırakıp gidiyorum Zorla iyi yapılaniliyorsa yapılmalı, bence Alex e yapılanlar az bile oldu! Şöyle de bir alıntı bırakıyorum “Yetişkinlerin savaştığı, bombalar attığı, birbirini ke*sip d*oğradığı, acımasızlığın kol gezdiği bir dünyada gençlerin yurtsever, dine bağlı, uslu, terbiyeli olmaları söz konusu değildir.” Bazı suçlar da yaştan bağımsız cezalandırılmalıdır. Bu da benim şahsi fikrim.
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Puan vermedi·248 syf.··
2026 18. kitabı
Ağladıkça okudum, okudukça ağladım.. Selima teyzeye, Meltem’e, Erkan’a ağladım. Kendime, kardeşime, anneme de.. “İnsan karşısındakine ağlamaz; ona bakar, ona ağlıyormuş gibi yapar ama asıl kendine ağlar” dı ya o hesap. Yaralarımız, yalnızlıklarımız var hepimizin. Benim de yarama dokundu Meltem’in kimsesizliği, benim de boğazıma düğüm oldu Selime teyzenin yalnızlığı.. Ayy yalan dünya halbuki, annesini üzeni, yalnız bırakanı yaka paça sarssam kendine getirir miyim? Yoksa o da kendi yalnızlığında çaresiz midir? “Ey Allahım ben hep kendime merhamet aradım; merhamet etmeyi neden aklıma bile getirmedin?”
Altı Harfli Bir TatlıŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 202513,6bin okunma
Reklam