AzizeRamadani

AzizeRamadani
@azizeramadani
🪶... https://1000kitap.com/gonderi/137978835
Македонија
147 okur puanı
Kasım 2019 tarihinde katıldı
10/10
·1808 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
Savaş ve Barış diyerek başlar Tolstoy 1800lerin, ondan öncesinin ve bu çağ dahil olmak üzere 1800lerin sonrasındaki o çağların insanlarını, fikirlerini, olaylarını, karmaşık hayatlarını anlatmaya. Mütevazi bir büyük anlatıdır savaş ve barış. Çünkü her şeyden önce Tolstoy tarihi bir tarihçi olarak değil bir sanatçı olarak yazıya döker. O koskoca tarihe bir sanatçı edasıyla yani olayların özüne dayanarak bakar. Çünkü tarihçileri sadece neticelerin anlatıcıları olarak görür. Bu şekildeki anlatıların yetersizliği üstüne de şöyle der: “Tarihçi, bir kişiyi herhangi bir amaca ulaşma yolunda sergilediği katkıya bakarak kahraman olarak değerlendirir; ama bu kişiyi yaşamın tüm yönlerine uyumluluğuyla değerlendiren sanatçı için kahramanlar olamaz ve olmamalıdır, insan olmalıdır.” O eserini bir edebiyat türünden ziyade kendisinin ifade etmek istediği ve elinden geldiğince ifade ettiği bir şey olarak tanımlar. Bu Savaş o kocaman dehanın, Napolyon’un başlattığı ve ona karşı gelmek için her türlü planı hazırlayan komutanların savaşı değil yine aynı şekilde bu barış, hazırlanan planlardan birisinin uygulanışı ile işgalcileri sınırlarının dışına çıkardıktan sonra Aleksandr’ın zaferi olarak ilan edilen ve duyulan, hissedilen veya yürürlüğe giren barış değildir. Her iki tarafın emir verenleri Tolstoyca bir değiş ile sadece olaya isim veren etiketlerdir. – Ve bütün etiketler gibi olayın kendisinde payları çok küçüktür. Çünkü hareketin yasaları ancak o hareketin rasgele seçtiği öğeler üzerinde incelendiği zaman anlaşılabilir. Bunun sonucu ise matematiksel bir anlatış ile sürekli olan hareket, sürekli olmayan öğelere bölünerek anlamlandırılır. Oysa ki birinin hırsı, bir diğerinin tutumu yüzünden insani duygularını ve akıllarını bir kenara bırakarak milyonlarca insanın Batı'dan doğuya veya
Savaş ve Barış (2 Cilt Takım)Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202125,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
2/10
·339 syf.··
2022 12. kitabı
Tarafsız olmak daha doğrusu olmaya çalışmakla, tarafsız bakabilmek, yorumlayabilmek veya bu doğrultuda ilerlemeye çalışmak arasında fark vardır! Peki insan tarafsız olmadığı sürece ne kadar tarafsız bir yaklaşım sergileyebilir? Ve en önemlisi gerçektan tarafsız olmanın mümkünatı var mı? Bu Ülke'yi okumadan önce hem kitabın kendisi için hem de Cemil Meriç için kafamda oluşturduğum profil bambaşka yöndeydi fakat benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Kitap aslında 73. sayfaya kadar bir özet otobiyografiyken bundan sonraki tüm sayfalar bu otobiyografinin detaylandırılmış anlatımından ibaret. Cemil Meriç kendini her ne kadar tarafsız olarak gösterse ve her ne kadar tüm görüşlere saygılı bir tavır takındığından bahsetse de kitabı okudukça söyledikleri ile bir çelişki içinde olduğu hissi uyanıyor. Her ne kadar birçok "batılı" yazarla haşır neşir olduysa da başta Batı edebiyatı olmak üzere batı düşüncesi, batı yaşayışı kısacası batının her yönünü eleştiren ve açıkça bir karşıtlık sergilediği düşünce tarzına sahip olduğunu fark etmemek mümkün değil. Batının ideolojileri ve bu ideolojilerin putlaştırılmasından ya da bir din haline getirilmesinden bahsediyor fakat bu konu üzerinde dururken yapmış olduğu suçlamayı açıkçası pek mantıklı bulamadım. Marx ile sürekli bir didişmenin içindeyken aynı zamanda Marx'ı ve Marx'ın düşüncelerinin bir din haline gelmesinden dolayı suçlamaktadır. Tabi Marx gibi birçok düşünür de bu suçlamaya dahil. Başta Karl Marx olmak üzere birçok fikir adamını anlamaya çalışmanın neticesinde böyle bir yorumlamanın oluşabileceğine açıkçası pek inanmıyorum. Tüm bu fikirler ve şahsiyetler tarihte veya şimdide bir kesim için din haline gelmiş olabilir bunu inkar etmiyorum fakat filozofların bu amaç uğruna ortaya bir şey atma düşüncesine sahip olabileceklerini
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,3bin okunma
4/10
·159 syf.··
2022 9. kitabı
Sezai Karakoç'un bu yapıtını tek bir cümleyle özetleyecek olursam bir Rönesans suçlaması/eleştirisidir diyebilirim. İnsanlığın Rönesans ve sonraki tarihinde görülmüş, hissedilmiş hatta günümüzde görülüp hissedilen bunalımların nedenini ''Rönesans'' olarak adlandırıyor. Ona göre Rönesans bir yeniden doğuş değil tam tersine bir geçmişe yuvarlanış politikasından başka bir şey değildir. Daha sonra batı kavramına değinerek ''Batılılaşma'' isteğinin temelini aslında batılılaşmaya karşı bir isyan olarak değerlendiriyor. /s.23 Bu kalıplardan her ne kadar uzaklaşamasa da aynı zamanda insanın sadece meta olarak görülmesine, bir nesne olarak ele alınışına karşı isyanını da aktarıyor. Sanat, Edebiyat, Felsefe, Politika ve buna benzer birçok konuyu bu doğrultuda ele alan Sezai Karakoç bu kitapta aslında onu ve düşüncelerini çok sade bir biçimde tanımıza imkan sunuyor.
İnsanlığın DirilişiSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 20238,1bin okunma
9/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2022 1. kitabı
Burada paylaştığım alıntılarım şöyle dursun altını çizmeye doyamadığım 360 sayfalık bir başkaldırı hikâyesi. Tam -evet anladım dediğiniz an başa döndüren, belirsizliğin ortasında bırakan bir zihin. Araf dolu cümleler. Birbirinden bağımsız ama aynı zamanda birbirine muhtaç kelimeler. (Sanırım en sevdiğim yanı çok dobra özgüveni...) Albert Camus ve başkaldıran insanı; şöyle ele alınıp sayfaları karıştırırken bir cümeleye denk gelmek ve o cümle yüzünden kitaba yeniden başlamak. Bu kitapta insanı insan ötesine götüren bir şey var bir an geliyor ve onun başkaldıran insanına başkaldırma isteğiyle dolup taşıyor içim. Okuruna yüklediği merak duygusu "şimdi nereye sürükleyecek" sorusu olmasa nasıl okunulabilirdi, nasıl tahammül edilebilirdi hiç bilemiyorum...
Başkaldıran İnsanAlbert Camus · Can Yayınları · 20153,273 okunma
8/10
·126 syf.··
Beğendi
·
2021 23. kitabı
İçimde buruk bir acı ile veda etiğim trajik bir hayat, trajik bir aşk hikâyesi.. Werther'i, onun kalbini, hisslerini, değişen ruhunu, düşüncelerini, isyanlarını, ve kabullenişini tanımak her seferinde baştan başlama arzusu oluşturucak aynı zamanda yeniden herşeye tanık olma korkusuyla karşı karşıya bırakacak derin bir dram.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024149,9bin okunma