Demek istediğim, acıya karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayacak bir yaşam tarzı olmadığını kavrasak her şey çok daha kolay olurdu. Mutluluğun doğasında acının da olduğunu, biri olmadan öbürünün de olamayacağını. Tabii ki farklı düzeylerde ve miktarlarda.
Biz nasıl olsa takdir Allah'ın deyip cüzi irademizin sahası olan sebeplere müracaatı terk edersek, takdir kısmetimizi daraltmak ile bizi cezalandırabilir.
Öyle ise biz sanki takdir iradenin gibi sebeplere yapışacağız, lakin neticenin de Allah'tan olacağını bileceğiz.