Öncelikle yazarın ele almak istediği sözde mistik konuyu bu alakasız üslupla ve yersiz eski kelimelerle birleştirme cesaretini yürekten tebrik ediyorum.
Tahminime göre bu küflenmiş kelimeler yaşı bendenizden oldukça yüksek bir yazara ait, bu sebeple saygılarımı sunarak bir soru yöneltiyorum kendisine: siz Reşat Nuri misiniz? Ya da reenkarnasyonla Sabahattin Ali tekrar mı teşrif etti dünyamıza? Bu tür kelimeler anlatımda kullanılamaz demiyorum, bilhassa romanın konusu ile ilgisi olduğu müddetçe, yerinde bir kullanım tabii ki benim de hoşuma gider. Ancak anlayamadığım şey, yazarın deyimiyle "düşünce z e r r e c i k l e r i" halinde rüyaları aracılığıyla ruhunu uzaya gönderen bir kitap karakteri 2015 yılında neden Arapça kelimeler kullansın? Hayır yani hikaye sarayda da geçmiyor, şahsen ben pek anlam veremedim sayın yazar.
Bir diğer değinmek istediğim konu, artık israftan önemli düzeyde kaçınmayı gerekli kılan çağımızda, hakkını yemeyeyim, 100 sayfada anlatılabilecek bu olay dizisinin 479 sayfa sürmesi. Aynı sözcük ve aynı paragrafların sürekli dönüp durduğu 479 sayfayı kitaba ve ayırdığım zamana saygımdan bir ölüp bir dirilerek ancak bitirebildim desem yeridir. Kısaca anlatılabilecek bu derinliksiz hikayelerin, Arapça sözcüklerle derinleştirildiği sanılarak gereksiz uzadığını belirtmek isterim.
Değinilmesi gereken inanılmaz saçmalıklar var ancak bu kitaba yeterince zaman ayırdığım için sabrımın sonuna geldim ve incelemeyi de uzun tutmak istemiyorum. Son olarak şundan da bahsetmek istiyorum ki, yazarımız birkaç tıbbi terim, birkaç jeolojik unsur, birkaç bilimsel sözcük öğrenerek kitap yazılabileceğini düşünmüş. Oysa bunları ondan kimse beklemiyordu. Aslında ele almak isteği konu gayet güzel ve dikkat çekiciydi. Ama bilinç akışı gibi süregelen bu hikayenin kesik kesik