Eline masadaki soda dolu bardağı alıp kaldırdı. Sonra sence bu bardağın ağırlığı nedir? Diye sordu. Belki 250 belki 300 gram olabileceğini söyledim.
Bu bardağı kaç dakika elim havada bu şekilde tutabilirim sence? Yada şöyle söyleyeyim bardağı bu halde bir kaç dakika daha tutsam ne olur?Kolun ağrımaya başlar sanırım
Bir saat boyunca tutarsam ne olur?
Kolun daha da ağrır dayanamaya bilirsin.
Peki bir gün boyunca tutmaya çalışsaydım?
Mümkün değil tutulurdun.
Bardağın ağırlığı hiç değişmiyor ama değil mi?
Hayır hep aynı.
Önce beni etkilemediği halde neden kolumun tutulmasına sebep olur ki bu ağırlık?
Sorun onu sürekli elinde tutuyor olman. İste bu dedi.
Bardağı bıraktığım an kurtulabilirim ancak bu baskıdan. İnsanın hayatında dertler değil, o dertleri bırakmayıp taşımaları soruna yol açar. Yani dertlerin kendileri değil, derdi kendine ne kadar yük edindiğindir mesele ...
Gereksiz dertlerin hamallığından kurtulmalı insan.
Dünya hayatı ben böyle... Adı dert bile olmayan dertlerin yükü altında ezilip geçmekle geçiyor ömür. Sıkıntıyla bir kaç dakika takılmak hasta etmez insanı. Ama bir sıkıntıyı lüzumsuzca taşımaya devam etmek öldürür bile. Dünyadaki sorunları değerleri kadar elimizde tutmak lazım fazlası zarar. Bu bardağı ederinden fazla havada tutmaya başladıkça yorulacağız. Yani bardağı bırakmak lazım.