pandora'nın kutusu hikayesini bilirsin. açılmaması gereken bir kutu açılır açılmaz hastalık, keder, kıskançlık, açlık, ve kin gibi akla gelebilecek her türlü kötülük ve uğursuzluk kutudan sürünerek kaçmış, gökyüzünü kaplayarak uçup gitmiş. bundan sonra insanlar ne yazık ki sonsuza kadar sefalet içinde acı çekip kıvranmak zorunda kalmış. ancak kutunun köşesinde haşhaş tanesi kadar küçük, parıldayan bir taş kalmış ve taşın üzerine belli belirsiz "umut" kelimesi yazılıymış.
artik benim favori klasigim. brontë kardesleri okumayi hep merak ediyordum ve ugultulu tepeler ile basladim olmeden 1 yil once bitirmis ilk ve tek romani. yazdiklarini okudukca keske daha fazlasi olsaydi dedim. burada bikac inceleme okurken isim tekrari ve karakterlerin karisik oldugu soylenmisti ancak onlar da gayet anlasilirdu. karakterlerin dogumundan itibaren hayatlarinin anlatilmasi guzeldi. lintonlari da seviyordum yazik oldu onlara.