Puan vermedi·312 syf.··
2026 22. kitabı
novellaneokuyor Prgifts HİKAYE KOLEKSİYONCUSU “Herkesin anlatacak bir hikâyesi vardır ama herkesin dinleyecek bir kalbi yoktur.” Janice ile tanışana kadar, başkalarının hikayelerini dinlemenin ne kadar iyileştirici bir gücü olabileceğini hiç düşünmemiştim. Janice bir temizlikçi; ancak o eşyaları değil, insanların ruhlarında sakladığı, anlatılmamış hikayeleri topluyor. Kendi hikayesi olmadığını, hayatının sıradan olduğunu düşünürken, karşısına çıkan eksantrik ve keskin zekalı Bayan B ona o can alıcı soruyu soruyor: “Peki ya senin hikâyen Janice?” Neden Okumalısın? Sıradanlığın Büyüsü: Kitap, en sıradan görünen insanların bile aslında ne kadar sıra dışı derinliklere sahip olduğunu gösteriyor. İyileştiren Bir Anlatım: Eğer hayatın karmaşasından yorulduysanız ve ruhunuza iyi gelecek bir “iyileşme” hikayesine ihtiyacınız varsa, bu kitap tam size göre. Unutulmaz Karakterler: Sadece Janice değil, huysuz ama bilge Bayan B ve sadık dost köpek Decius gibi yan karakterler kurguya muazzam bir renk katıyor. Sally Page, yalnızlık, dostluk ve aidiyet üzerine çok zarif bir anlatım sunmuş. Okurken sanki Janice ile karşılıklı çay içiyormuşuz gibi bir samimiyet hissettim. Karakterlerin gerçekçiliği ve o huzurlu atmosferiyle, bittiğinde yüzünüzde tebessüm bırakacak bir eser. Sizin de biriktirdiğiniz, anlatmak için doğru insanı beklediğiniz bir hikayeniz var mı? The Kitap Yayınları İLKNUR moderatörlüğünde okudum #hikayekoleksiyoncusu #sallypage #thekitapyayınları #ruhumunaynasiileokuyoruz
Hikaye KoleksiyoncusuSally Page · The Kitap Yayınevi · 2023124 okunma
İzler Gerçekten Kalıyor
10/10
·376 syf.··
2026 9. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 20:50
Bazı kitaplar vardır, okur kapatırsın ve hikâye biter. Bazıları vardır, kapağını kapatsan bile karakterleri aklından çıkmaz. İzler Kalır 1 benim için öyle bir kitaptı. Soner’i okurken çoğu zaman ona üzüldüm. Çünkü daha çocuk yaşta yaşamak zorunda kaldığı şeyler hiç kolay değildi. Baba sevgisini hiç doğru düzgün görememiş, ailesini kaybetmiş ve hayatın yükünü omuzlarına çok erken yaşta almak zorunda kalmıştı. Bazen bir karakteri anlamak için onun yaşadıklarına bakmak gerekir. Soner’i sevmemin sebebi de buydu. Kitapta beni en çok etkileyen şeylerden biri de bağımlılık konusunun işlenişiydi. Çünkü burada sadece bir insanın değil, bir ailenin nasıl dağıldığını görüyoruz. Uyuşturucu denilen şeyin insanın hayatından neler götürebileceğini, nasıl geri dönülmesi zor yaralar açabileceğini Soner’in hikâyesinde görmek mümkün. Kitabı okurken bazı insanların neden bu kadar kırıldığını daha iyi anlıyorsunuz. Altını çizdiğim çok fazla cümle oldu ama sanırım beni en çok etkileyenlerden biri şuydu: “Ruhu ölenler için yaşamak, nefes alıp vermenin bile meşakkatli geldiği bir mücadeleden ibarettir.” Bu cümleyi okuduğumda uzun süre düşündüm. Bir de Soner’in duygularını okuması çok güzeldi. Özellikle herkes onun camdan dışarı baktığını sanırken aslında camdaki yansımadan Beste’yi izliyor olması… Bu detay kitabın en sevdiğim yerlerinden biri oldu. Çünkü bazen insan sevdiği kişiye bakmaya bile kıyamıyor. Kitapta aşk vardı, dostluk vardı, kayıplar vardı, özlem vardı. Ama en çok da yaralarına rağmen yaşamaya devam etmeye çalışan insanlar vardı. “Bazen bir sarılış yeterdi insana umut olmaya.” Belki de kitabı tek bir cümleyle anlatmam gerekse bunu seçerdim. Kitabı bitirdiğimde geriye sadece bir hikâye kalmadı. Soner’in yaşadıkları, Beste’nin varlığı ve altını çizdiğim onlarca cümle de
İzler KalırSude B. · Pukka Yayınları · 20241,871 okunma
Reklam
Bir masaldan daha fazlası.
7/10
·312 syf.··
2026 17. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 19:44
İvit bu kitap, basit bir çocuk kitabı olarak da okunabilir; küçük prens gibi ya da hayvan çiftliği gibi anlamlı bir metin olarak da okunabilir. Fekat ben pek fabl tarzı sevmiyorum yaa:) (müdürümüz örtmenler günümüzde hediye ettiğinden okudum:) fekattt pişman değilim:)) Kitapta; Alice, fiziksel kuralların işlemediği bir yeraltı dünyasına düşer. Alice'in çocukluktan gençliğe geçiş sorgulamalarına, gerçekliği anlama çabalarına şahit oluruz. Alice bize şunları öğretir; bir şeyin adının olması, yani bizim o şeyi o isimle adlandırmamız, aslında o şeyin bize ne olduğu ile ilgili net bilgi vermeyebilir. Dünya, bir yanılsamadır:) Alice'nin büyümesi ya da küçülmesi aslında karakterin, öz benliğin sürekli bir değişim halinde olduğunu bize gösterir. Harikalar dünyasındaki krallar ya da kraliçeler yetişkin dünyasının bazen gereksiz kurallarını ve otoritesini bize yansıtır. Özetle Alice, sorgulama, inkar, merak ve umut duyguları içerisinde bir anlam arayışı içindedir... (Ah Alice, sen bir de bizim Hay b.Yekzan'la falan karşılaşsaydın, o anlam arayışını çook güsel bir finalle taçlandırırdın da neysem oralara hiç girmiciğimmm:) Fabl ve masal sevenler buyursun efenimmm:) teşkürleeeerrr:)) kısa keseyim kellem uçmadan:) wqfjjf
İnceleme & Yorum
Alice Harikalar Diyarında - Alice Aynanın İçindeLewis Carroll · Yakamoz Yayınları · 2019960 okunma
10/10
·192 syf.··
2026 40. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:40
Bayılarak okuduğum,bir çok yeri not ettiğim 2025 yılı kurmaca dışı alanında Amerikan Ulusal kitap ödülünü almış bir kitap. Mısırda doğan, ülkesindeki baskılardan dolayı babası Katar’a göç etmiş, gençlik dönemi sansürsüz,adil yerlere özenerek,batı medeniyetine gıptayla bakarak geçtiğini okuduğumuz bu gazeteci yazarımız Omar El Akkar’ın kitabındaki temel meselesi de Batı’nın insan hakları, özgürlük ve adalet söylemleri ile pratikte yaptıkları arasındaki çelişki aslında. Yeni çıkanlarda isminden ötürü çok ilgimi çekmişti,kitabın adı şuradan geliyormuş. Gazze b*mbalanmaya başladığında kendisi şöyle bir tvit atıyor. Aslında kitabın ismi de bundan çıkıyor. "Bir gün, artık tehlike arz etmediğinde, bir şeyi gerçek adıyla anmanın kişisel bir bedeli kalmadığında ve artık hesap sormak için çok geç olduğunda herkes buna hep karşıymış gibi yapacak." Kitap aslında bu çağda yaşanan s*ykırıma karşı duyulan sessizlikle ilgili ama arka planda Amerikan siyaseti,gazetecilik yıllarında farklı ülkelerde tanık olduğu anıları,yazarlık hayatı ve zorlukları gibi bir çok konu var. Bilemiyorum dilini üslubunu çok beğendim. Yaşanan vahşeti insan odaklı ve vicdani ele alışı,dini temellerle “benden olana destek” anlayışının ötesindeki yaklaşımı o kadar kuvvetli ki.. Kitabı okuduktan sonra o ahlaki idealizmden etkilenmemek elde değil. İlginizi çekerse muhakkak okumanızı öneririm.
Bir Gün Herkes Buna Hep Karşıymış Gibi YapacakOmar El Akkad · Nepal Kitap · 202611 okunma
Stefan Zweig’in Satranç Romanına Dair İnceleme
10/10
·83 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 14:40
20. yüzyıl Avrupa edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Stefan Zweig, Satranç adlı kısa romanında yalnızca bir satranç karşılaşmasını değil, insan ruhunun baskı, yalnızlık ve özgürlük karşısındaki direncini de anlatır. Yazarın ölümünden kısa süre önce tamamladığı bu eser, aynı zamanda Avrupa’nın karanlık bir döneme sürüklendiği yılların psikolojik ve siyasi izlerini taşır. Roman, New York’tan Buenos Aires’e giden bir gemide geçer. Gemide bulunan dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic ile gizemli Dr. B. arasında gerçekleşen karşılaşma, hikâyenin merkezini oluşturur. Ancak Zweig’in asıl ilgisi satranç oyununun kendisinden çok, bu oyunun insan zihni üzerindeki etkileridir. Dr. B.’nin geçmişi, romanın en çarpıcı bölümünü oluşturur. Nazi yönetimi tarafından uzun süre tek başına bir odada tutulan Dr. B., akıl sağlığını koruyabilmek için eline geçen bir satranç kitabındaki oyunları ezberler. Zamanla satranç, onun için hem bir kurtuluş aracı hem de bir saplantı hâline gelir. Bu durum, insan zihninin izolasyon altında nasıl bölünebileceğini ve kendi içinde nasıl bir mücadele yaşayabileceğini gözler önüne serer. Zweig’in anlatımındaki en dikkat çekici özelliklerden biri psikolojik derinliktir. Dr. B.’nin iç dünyası büyük bir ustalıkla işlenirken okuyucu, karakterin zihinsel çözülüşünü ve yeniden toparlanma çabasını yakından hisseder. Satranç tahtası, romanda yalnızca bir oyun alanı değil; akıl ile delilik, özgürlük ile tutsaklık arasındaki mücadelenin sembolüdür. Eserin bir diğer önemli yönü ise totaliter rejimlere yönelik eleştirisidir. Zweig, doğrudan siyasi söylemlere başvurmadan, bireyin sistematik baskı altında nasıl yıpratıldığını gösterir. Böylece Satranç, yalnızca bir psikolojik roman değil, aynı zamanda insan hakları ve özgürlük üzerine güçlü bir düşünce
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,5bin okunma
8/10
·656 syf.··
Beğendi
·
2026 85. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 00:00
Herkese selamlar Bugun size her yazdığını heyecanla ve adeta nefes nefese bir film izler gibi okudugum @meade_glenn in ulkemizde yayinlanan son kitabi #resurrectionday #dirilişgünü yorumu ile geldim. Bu kez komplonun en can alıcı sekliyle, Amerika'yi ter.istlerden kurtarmak adina heyecani doruklarda hissettiren bir hikayeydi. Bayidlim Bu arada kitabi biraz arastirayim derken tuhaf ve gercekci bir yani ile karsilastim. Cunku bu kitaptaki komplo senaryosu 11 Eylül saldirilari yaşanmadan durumu konu etmis ve bu yuzden de basimi cok uzun sürmüş. Bence o sahne cokta spesifik bir sahne degildi, neden bu sekilde dikkate alinmis bilemedim. Zaten yazar da Dunya Ticaret Merkezi'ne yapılan b.mbali s.ldiridan esinlenerek bu hikayeyi kaleme almış. Yazarin anlatimina istinaden her kitabinda oldugu gibi bunda da bolca karakter vardi. Hatta ana karakterinin kim veya kimler oldugunu anlayana kadar epey sayfa cevirdim. Bu da haliyle biraz yorucu oldu. Ama sonra anladim ki nerdeyse herkes kitabin konusunu ortaya koyan kisilerdi ve bu karakterlerin de ortak bir payda da bulusmasi kurguyu surukleyici kıldı. Hikaye temposu ile polisiye macera turunde daha cok suregelsede gerilimi de son derece yuksekti. Eski KGB olan Çeçen direnişci Nikolay Gorev ile Filistin asıllı Karla, kendi sebepleri ile Suudi te.ist Ebu Haşim'in planlarında yer alir. Plana gore 8 gun icinde ABD başkanı istekleri yerine getirmezse sinir gazı ile koca bir şehri ortadan kaldırılacaktır. FBI gorevlisi Jack Collins ve Nikolay'in eski ve sevdigi dostu Kursk'la birlikte çalışarak onlari yakalamaya ve bir yandan da gazın yerini tespit etmeye çalışırlar. Kitapta en sevdigim kisim kesinlikle yazarin İslami veya Müslümanları kötülemeden ve hatta peygamberimiz ile Kuran'dan saygıyla soz etmesiydi ve bu kafada olan kişilerle
Diriliş GünüGlenn Meade · Sia Kitap · 2026494 okunma
Reklam
Reklam