İnternet bağlantınız hızlı, arabanızı park edecek yer de bulduysanız mutluluğu başka yerde aramayın. Tabi bir de okumak için rahat bir koltuğunuz olsa gerek.
Maddenin dönüşümünde kendi ölümsüzlüğünü görmek, kırılan ve artık faydasız olan değerli bir kemanın kutusuna parlak bir gelecek öngörmek kadar gariptir.
Güneşle dolu yaz akşamlarını hatırladı. Kendileri önünden geçince taylar kişner ve dörtnala koşar, koşardı. Penceresinin altında bir kovan vardı ve bazen arılar, ışık içinde döne döne uçarken, çarpınca sıçrayan altın mermiler gibi, camlarına vururdu. O günlerde ne büyük mutluluk vardı! Ne hürriyet! Ne ümit! Ne hayal bolluğu! Şimdi bunlardan hiçbiri kalmamıştı. Emma, bütün onları, ruhunun bütün maceralarında, birbirini kovalayan türlü koşullar içinde, bakirelik zamanında, evlilikte, aşkta harcamış, tıpkı, zenginliğinden bir parçasını yolculuk boyunca rastladığı hanlara bırakıp giden bir gezgin gibi, o da, hayatı boyunca hepsini bir bir elden çıkarmıştı.
Sayfa 187 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu
Artık, ne eskisi gibi, Emma'yı ağlatan tatlı sözler, ne de onu çıldırtan ateşli okşamalar kalmıştı. Öyle ki, Emma'ya, içine dalıp yaşadığı o büyük aşk, yatağı tarafından emilen bir nehrin suyu gibi, vücudunun altında azalır, tükenir gibi geldi ve kadın, nehir yatağının çamurunu fark etti. Buna inan- mak istemiyordu, sevgisini artırdıkça artırdı. Rodolphe ise, kayıtsızlığını gittikçe daha az gizler oldu.
Sayfa 185 - İş bankası kültür yayınları·Kitabı okudu