bir Cafe’de oturmuş yorgunluk kahvesi içerken, bir zamanlar buralarda hak-bâtıl mücadelesi vermiş insanların atlarının nal seslerini duyar gibiyim..
Hey gidi dünya ve hey gidi tarih! Bu insanlar her ikinizle ne kadar çok oynadılar!..
ben bir gün giderim ki neyim kalır
eksik bıraktığım her şeyim kalır
yaz günü kim ister ki öldüğünü
eksik bıraktığım herşeyim kalır
yaşamam bir beyazlık gibi sanki
eksik biraktığım herşeyim kalır
genişlerim dağılırım beyazım
ben bir gün giderim ki neyim kalır
ben bir gün giderim ki ey diri at
elbette benim de bir şeyim kalır