10/10
·224 syf.··
2026 45. kitabı
“Bu kitabı okuduktan sonra bir ülkenin kaderinin nasıl değişebileceğine bakışınız değişecek.” Bataklığın içinden zambaklar çıkarabilen bir milletin hikâyesi… Beyaz Zambaklar Ülkesinde, eğitimin ve kararlılığın bir toplumu nasıl dönüştürebileceğini anlatan unutulmaz bir eser. Siz okudunuz mu?
Duygu ve Düşünce
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Ephesus Yayınları · 2020124,6bin okunma
Puan vermedi·382 syf.··
2026 44. kitabı
Fena değildi. Mantıksız birçok yönü vardı ama mantık arayan kim zaten?!?! Okutuyor kendini okudum bitti. Zamanınız varsa bakın bakmazsanız bir şey kaybetmezsiniz. Spoiler içerir Danielle isimli kızımız yıllaar önce bir mekanda bir beyle tanışıyor. Aralarındaki elektrik çok yüksek. Adam güvenlik görevlisi olduğunu söylüyor ve bunlar geceyi birlikte geçiriyor. Ertesi sabah adamdan bir iz yok adam kayıp. Kız diyor acaba çok içtim de hayal mi gördüm. Ama hayal olmadığı karnındaki bebeden ortaya çıkıyor. Nokta atışı hamile kalmış. Oğlu oluyor. Leo çocuğun ismi dinazorlara falan aşık bir bebe. Çocuğuna bakmak için evlere temizliğe gidiyor. Bir tane ev ayarlıyorlar bak bu çok zengin kalıcı bu iş diye. Carmen diye bir salak arkadaşı da var orda hatta. Neyse Danielle eve gidiyor camları silerken tam düşüyordu ki birisi tutuyor. Kimmiş bu aaa yeni patronmuş. Meğer bakıyor leonun babası olan adam ama adam buna yalan isim söylemiş. Adam tanımamazlıktan geliyor dikkat et diyor. Tabi bizim Radmir de tanıyor kızı ah be falan diyo içinden. Neyse kız korkuyor adamın mafya olduğunu anlayınca asla bilmesin leoyu diyor ama çok zeki olduğu için adam buna kıvırma ikimizde birbirimizi hatırlıyoruz dediği anda adamla yine yatıyor. Üç saniyede iş pişiriyorlar ve bilin bakalım ne oluyor?? Yine hamile kalıyor. Kızın üstüne ceket atsa hamile kalıyor bu nasıl bir sperm gücüdür bu nasıl bi yumurtlamadır yarabbiiiiiii?!!!!! Adama bunu da söylemiyor. Adamın düşmanları falan var tabi. Ama mafyatik kısımları çok saçmaydı ya olmamış yani hiç. Hamileykem adamla bir kere daha yatıyor. O an çok korktum hamilelik üstüne hamile kalıcak diye neyse ki bu olmadı. Adam kendi araştırmaları sonucunda öğreniyor leoyu. Kadın saklamaya çalışıyor ama olmuyor. Sonra hamile olduğunu da öğreniyor. Bu sürede bir kere
Mafia PregnancyMelanie Rain · Novel Nectar Publisher · 20251 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bahçıvan ve Ölüm
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
26 saatte okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 13:30
Ödüllü bir yazardan kitabın kolay bir türü olmadığı ve onu kendisinin icat etmesi gerektiğini söylüyor. Babam bahçıvandı şimdi bir bahçe diyerek, yaşamını bahçesine adamış olan babasının omuzlarında tonlarca geçmiş taşıyan bir atlas gibi gördüğünü, hissettiklerini yalın bir dille, samimiyetle, etkileyici bir dille anlatmış. Babası için bahçe onun öteki muhtemel yaşamıydı, onun sesiydi, susup içine attığı her şeydi. Onun aracılığıyla konuşuyordu ve kelimeleri elmalar, kirazlar, iri kırmızı domateslerdi. Çünkü o her şeyin ötesinde, her yeri bir bahçeye, her evi de bir yuvaya dönüştürmeyi başarırmıştır. “Ona babalık ediyordum, babamı evlat edinmiştim, onun kelimeleriyle konuşuyordum, biliyordum (o da biliyordu) - yapılacak bir şey kalmamıştı, bu son geceydi.” Babasının ölümüyle onu çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hala var olup olmadığını sorgulayan, derin düşüncelere inen ve uzun zamandır aklına gelmeyen şeylerin yeni yeni uyandığı oluyordur. En çok düşündüklerinden birisi de, babasının ilk defa, kendi babasına hiç sarılmamış olmasının ne kafadar aptalca olduğunu söylediğini duyması, onlara öğretilenin bu olması, duygularını gösterememek, katı olmak, bunu en sonunda hafir geveleyerek babasının söylemesiymiş… Bu küçük bir pişmanlık beyanı gibi babasının ağzından dökülmesi aklında yer etmişti. Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor anlatıcı için. Babasından öncesi ve babasından sonrası… Yalnızlık kavramını daha fazla sorgulayan anlatıcı için yalnızlık öyle sert ve kırılgan hale geliyor ki, kurumuş bir kurabiye gibi, yutmak mümkün değil, diye tabir ediyor. “Kimse tamamlanmış bulmaca saklamaz, onları çözüp atarsınız. Ama bunların benim için özel bir değeri var. Onun ölümünden iki gün öncesine ait el yazısına
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,3bin okunma
8/10
·438 syf.··
2026 11. kitabı
Victor Hugo ~Notre Dame’in Kamburu 8/10 Diğer klasiklerden çok farklı bir kitap hatta bu aşkı başka bir yerde okumanız asla mümkün değil bence. Aslında aşk ve romantik mi bu kitap bilemedim… Olaylar Paris’te, Notre Dame Katedrali’nin çevresinde geçiyor. Claude Frollo Notre Dame Kilisesi’nin baş rahibi, Quasimodo’yu bebekken kiliseye terk edilmiş ve onu atmak isteyen halkın elinden alıp onu büyüten bir nevi babalık yapmış biri. Toplum tarafından dışlanan kamburu olan ve görüntüsü korkutucu olan Quasimodo, güzelliğiyle dikkat çeken çingene kızı Esmeralda ile karşılaşıyor. Frollo ise bu kıza saplantılı bir şekilde takar Esmeralda keçisi ile gösteri yaparak ve dans ederek geçimini sağlıyor onla ilgili gerçekler de üzücü. Bir yandan saf sevgi ile aşık olan biri diğer yandan da saf sevgi gibi görünen saplantılı bir aşık var ben açıkçası asla böyle beklemiyordum bu kitabı, belki yayınevi azizliğine uğramış olabilirim ama kesinlikle yinede güzeldi. Diğerlerini de söyleyip daraltmak istemiyorum sizi ve spoiler vermimmm Bana göre kitabın özeti adalet sistemi ve çirkinliğin aslında görünüşün aksine kalpte olanının korkutucu olması sanırım
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Darlion Yayınevi · 201942,1bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2025 69. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2025 22:57
Beklentimin çok üzerinde bir okuma deneyimi yaşadım. Hem dili hem duygusu hem de akışıyla bir solukta okunacak türden, ama okurken insanda iz bırakan bir kitap. Hikâye, kaybolan bir çocuğun yıllar sonra bile kapanmayan yarasını anlatıyor. Sadece bir kayıp hikâyesi değil; ait olma, köklerinden kopma, suçluluk, anne-babalık ve kimlik üzerine derin bir roman. Yazar hiçbir duyguyu abartmadan, sade ama güçlü bir anlatımla ilerliyor. Okudukça hem ailenin acısına hem de karakterlerin iç hesaplaşmalarına ortak oluyorsunuz. Kitabın en vurucu karakteri ise Ruthie. Küçücük yaşında hayatı elinden alınan, büyürken kim olduğunu bilemeden yaşayan bir çocuk… Onun gözünden dünyayı okumak, empati kurdukça içinin ağırlaşması… Hele son sayfalarda yaşadığı duygu karmaşasıyla birlikte ben de gözyaşlarımı tutamadım. Akıcı Duygusal ama asla yapay değil Aile, kayıp, kimlik temalarını çok iyi işliyor Okuduktan sonra uzun süre akılda kalan karakterler Kısacası; içimde bir şeyleri yerinden oynatan, karakterleriyle iz bırakan bir roman oldu. Kesinlikle tavsiye ederim, siz de okuyun.
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025193 okunma
15. Cilt
Puan vermedi·592 syf.··
2026 59. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 11:29
Kütüb-i Sitte/Muhtasarı Tercüme ve Şerhi 15. Cilt "Ceza verecekseniz, uğradığınız muamelenin misliyle ceza verin. Eğer sabrederseniz, bu sabır, sahipleri için daha da hayırlıdır." (Nahl, 126) Hayata tam şuradan bakmasam çoktan kendimden nefretlik bir insana dönüşmüştüm. Elhamdulillah diyeceğim ne diyeceğim? Ben her zaman iyiler cennete gitsin demişimdir. Kimsenin ben iyiyim ben iyiyim çırpınışları bana gelmez. İnsanoğlu önce yaptıklarına bakacak, sonra "bana yapıalanlar" kısmına odaklanabilir. Düşünüyorum. Tamam kesinlikle hak etmişimdir ve de ALLAH beni bu şekilde istemiyor diyorum. Ve de Allahın hakkımda istemediğini ben de istemem zaten. Bedelini ödemediğim bir günahla gitmeyeyim derim. Allah herkesin hakkını benden alıyor diye düşünürüm. O yüzden kimseye bir nefret beslemiyorum. BU kısım kendimle ilgili. Ama sevdiklerime yapılanlar o kadar müsamahalı olamıyorum. O zaman insanlardan soğuyorum ben. Onların umurunda olup olmaması umurumda değil. AMA bana göre bir insanı benim sevmemem, hayatta böyle koruma kalkansız gezmek dolaşmak gibi bir şey :D Çünkü ben bana yapılana öyle büyük tepkimem ama sevdiğim insanlara yapılan şeylere on misliyle tepkirim. Yine gidip bir şey yapmam belki ama ışık hızıyla soğurum. Tarafımdan sevilmek diye bir ayrıcalık var yani. Sıfır tevazu. Şimdi bu ciltte, özellikle bu hislerimin depreşmesinin sebepleri var tabii. Barbata yakın bir bayram. Ama umut bulduğum şeylerle karışık. Ölüm var ölüm. Kendinizi bu dünyada ortadan ikiye ayırsanız da, bütün benliğinizi dünyaya serip kişiliğinizi beş paralık etseniz de ölüm var ahiret var hesap var. Hep ettiğim bir x-duam var bu tip insanlara. Allah size versin. İstediğiniz kadar, taptığınız, sevdiklerinizi değiştiğiniz kadar mal mülk versin. Çok versin. İmtihanınızı oradan bulun. Bitti gitti
Din
Kütüb-i Sitte 15. Ciltİbrahim Canan · Akçağ Yayınları · 06 okunma