Geber Euria
Puan vermedi·528 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın kalemi o kadar güzeldi o kadar harikaydı ki böyle bir ana karakterler harcanmasına çok üzüldüm tamam en intikam sensin euria ya yani benim kız kardeşimi öldürdüler benim ablam intihar etti başka birini öldürür başka birilerini öldürdüğü ve vicdan azabı çektiği için benim ablam intihar etti babama en yakın arkadaşımı öldürdü aşkı için o zaman ben de diyarı‘ı yok etmeliyim mevzunu çocukları öldürmeliyim mi yani kitabın yazımı çok güzeldi ama ana karakter o kadar sıktı ve baydı ki ilk okuduğumda yarıda bıraktım sonra üçüncü kitabı alınca bir şey kaçırmiyim diye okudum
Acıların HükümdarıAdora Yağmur · İndigo Kitap · 20251,903 okunma
Spoiler içerir!!
8/10
·57 syf.··
2026 14. kitabı
Babaya mektup,Franz Kafka tarafından babasına yazılmış ama hiç gönderilmemiş bir mektup.Kafka burada babasını çok baskın güçlü ve korkutucu biri olarak anlatıyor. Kendini hep çekingen ve ezilmiş hissediyor.Asıl derdi babasını suçlamak değil, daha çok anlaşılmak. İçindekileri döküp beni hiç gerçekten gördün mü demek istiyor ama bunun yüz yüze söyleyemediği için mektuba yazıyor. Kafka babasını hem seviyor hem de tam sahiplenemiyor. O yüzden babama değil babaya diyormuş gibi bir mesafe var. Ve son olarak bana göre kitabı en iyi anlatan alıntı şu oldu: Mesele çocuklarına vereceğin herhangi bir ders değil örnek bir yaşamdı.
1000Kitap
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma
Reklam
Ters köşe
10/10
·32 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
Bu kitabı beğenmeyip, okurken eğlenmeyen, sonunda gülmeyen okura ben okur demem, her baba sıfatı, insanların babalara iteklettirdiği şekilde olmak zorunda değil, tıpkı "erkekler ağlamaz" saçmalığı gibi... Görsellik olarak kolaj kullanılması da ayrı bir güzellik katmış seriye. Baştan aşağı emek kokuyor.
Kedim Babama BenziyorThao Lam · Beyaz Balina Yayınları · 202019 okunma
Bakılmayan Pencere
Puan vermedi
Tuba Karatop bir sanatçı. Bunu öykülerinde bir kez daha anlıyoruz. Hiç aceleye getirmeden sindire sindire kurgusunu işliyor. Sona yaklaştığımızda bir iç sese dönüşüyor kahraman. Onunla bir yerlerde muhakkak karşılaştığımıza inanıyoruz. Herbaryumda çocuklarını büyüten anneler var hikâyelerinde. Kendi kendine çelme takan insanlar. Öfkesini sığınak yapmışları da anlatıyor bize. İnsanın içine girdiği gibi evlerin de içine giriyor yazarımız. Evlerin şarkılarından bahsediyor bize. Ait olmadığı evin bir anda tek sahibi olanlardan. Bir ölünün ardından evi terk eden eşyalardan. İnsanın acziyetini, kendiyle yüzleşmelerini geniş bir perspektiften anlatıyor. Dil işçiliğinde de emeğini sonuna kadar vermekten geri kalmıyor Sevgili Tuba. "Gerçi ölüm yarım bıraktırır. Bu örgü tamamlansaydı eminim başka bir şey yarım kalacaktı. Örgüyü bırakan kadın bir şey söyleyip söylememek arasında bocalıyor. "Değerli eşya harici genelde pek bir şey bırakmayız." Gerçeği bağırıyor hepsi. Bir gün siz de bir şeyi olduğu gibi bırakıp gideceksiniz. Tamamlanmamışı arkanızda bırakarak diğer kadın sözünü bitirmesine izin vermiyor. "İşine bak." Birkaç alıntı "Hani iradesi olsa şöyle eteklerini toplayıp üç dört adım atacak,t kumlara bata çıka denize kavuşup köklerini oraya salacaktı. Fakat insanlar yine gün yüzü göstermez, bu kez Rahat yüzemiyoruz," derlerdi." "Matemli kumru değil, bilirim gülen kumru bunlar; beyaz kanatlı, boğazında siyah kolye taşır. Ekmeğimi yiyip pencereme bakıyor. Dik durmaya gücü olmayan başı ağırlaşmış bir karanfil gibi pencereye dayanıp izliyorum onları." "Mesela diğer çocukların gök Tuba Karatop yüzüyle aralarında kimse olmadığını, salıncakta ayaklarını göğe doğru kaldırdıklarını görecekler." "Babama göstermediği sevinci açmak üzere olan çiçeğe yeni doğum yapan kediye yazın ilk
Edebiyat
Bakılmayan PencereTuba Karatop · Şule Yayınları · 202517 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
Beğendi
·
2026 73. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 09:23
Sayfa 74'teki "Babam, Annem ve Ben" başlıklı bölümde geçen aşağıdaki paragrafın son cümlesi kitabın ana fikri gibi : "Bu mutluluğun uzun süre böyle devam edebileceğini hayal etmeye başladım, belki de her zaman böyle olurdu. Mutluluk çok kolaydı. Babamın iyi davranması yetiyor, böylece annem mutlu oluyordu ve biz çocuklar da onunla birlikte mutlu oluyorduk. Ertesi gün, babam eve geç vakitte, çok yorgun bir halde döndü; artık iyi davranmıyordu, aynı baba değildi. Babama göre mutluluk o kadar kolay olmamalıydı."
Asla Kimseyi Öldürmedi Benim BabamJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 20255,2bin okunma
1/10
·208 syf.··
2026 13. kitabı
Bahçıvan ve Ölüm " Babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe. " Bir isim bir kitaba ancak bu kadar yakışabilir, ancak bu kadar tam yerinde ve anlamlı olabilirdi. Yazarın babasına olan sevgisini, babasını rol model olarak görmesini ve en acı yanı olan; babasının öleceğini bir hastalıkla öğrenene kadar onunla geçirilmemiş zamanların olduğunu, babasının tanıyamadığını anlayıp babasını anlatmaya yazmaya başlamasını anlatıyor. Babasının tüm hayatından babasının kendisine anlattıklarını ve hikayelerini yazmaya başlıyor ve yazdıkça rahatladığını söylüyor. Çok akıcı ve etkileyici bölümleri var. Özellikle bazı duyguları yaşaması ve okuyucuya bunları hissettirmesi ve en önemlisi babasını yazması. Yazarın da dediği gibi; " babalar hakkında yazmak daha zordur belki de annenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğunuz boyunca sürdürdüğü içindir; anne hep yanınızdadır öğle yemeğini hazırlar hastayken size o bakar anne içinde yüzdüğünüz hava gibidir. Baba bambaşka bir şeydir." Yazar için baba; "puslu, belirsiz, karanlık, korkutucu çoğu zaman ortada olmayan ve sigarasına bakıp başka dünyalara dalan." Fakat yine de babası onun için çok şey. Babasını ve onun hikayelerini anlatırken bir sevgiyle bahsetmesi aslında anne babalarımıza karşı ne kadar içten saygılı ya da onların hayatlarını ne kadar iyi bilen birer çocuklarız düşüncesini kalbinin vicdanının tam ortasına Bir mıh gibi çakıyor. Ve kitapta sanırım en beğendiğim nokta; yazar babasının bahçesini anlatırken her defasında " babamın bahçesi" deyip geçmeden ayrıntılarıyla, güzellikleriyle ve babasının bahçeye verdiği değeri önemi her bir bitkiye olan özenini bahçeyi anlatırken her defasında hissettirmesi çok güzel bir detay. Sanki bahçeyi her detaylandırıp bütün güzellikleri ile anlattığında, "sümbüller nergisler şakayık
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Reklam
Reklam