Üç kızı olan babama "erkek evlat daha iyidir" dediklerinde bunu diyor.

Firefly

@MikaelaFlame
·
"Wendy," dedi," böyle yapma. Kendimden hoşnut olduğum zamanlarda böbürlenmeden duramam ben." Ama kız dikkatle dinlese de başını çıkarıp bakmıyordu "Wendy," diye devam etti, şu ana kadar hiçbir kadının direnemediği bir sesle. "Wendy, bir kız yirmi oğlana bedeldir. "
Alıntı
Kafka, babasına o kadar yabancı hissediyordu ki kitabının adı "Babama mektup" değil "Babaya mektup" 'tu.
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Babama mektup...
Terapiye gitmek için evden çıktım. Annem yanımda gelmek istedi bi şekilde geçiştirdim çünkü o gelse ağlayamazsım baba. Birden kendimi caminin önünde buldum; sustum, ağladım, susarak ağladım... 2 yılın ardından ilk kez ses kayıtlarını dinlemeye cesaretim oldu. O kadar muhtaçtım ki sana baba ses kayıtlarına bile sarılmak istedim...
Çoğumuz, babamız henüz hayattayken onun yüzüne bir kere bile dikkatle bakmayız. Baba, “baba” demeye başladığımız günden itibaren sürekli karşımızda duran bir alışkanlıktır. Yıllarca babamızdan değil, bir alışkanlıktan bahsederiz: Annemize, “babam bugün niçin gecikti? ” diye sorarız; kardeşimize, “babam yine su istiyor,” der ve dertleniriz; bazen de,”babama hangi yalanı uydursam,” diye planlar kurarız kafamızda. Baba, her seferinde, bize biraz uzak, biraz yabancı birisidir. Her gün elbiselerini giydirip sokaklara saldığımız o” biraz” yabancının, zamanın karşısında nasıl da eriyip gittiğini fark etmeyiz bile. Oysa ilkin ve hep onun elbiseleri yaşlanır, ilkin ve hep onun saçları ağarır, ilkin ve hep o öksürür. Bir alışkanlığın perde gerisinden baktığımız o yüzde zaman, çizgilerden, girintilerden ve çıkıntılardan yeni bir yüz yapar; bunu da fark etmeyiz. İçimizden az buçuk dikkat kesilenler bilirler ki, baba, gözaltlarındaki torbalarda yorgunluk biriktiren kederli göçmenidir evimizin. Bir an gelir, gözaltlarındaki torbaların bağcığını gözlerinin feriyle bağlayamaz olur artık. O iki bağcık da, hiç ummadığımız bir vakitte, hiç ummadığımız bir yerde çözülüverir. Çözülüverir ve babamız, bizden sakladığı bütün yorgunlukları orta yerde bırakıp, kederli yüzünü terk eder. Biliyor musunuz? Babamız bir gün gerçekten ölür! Ali Ayçil
Gecenin şiiriyle huzurlu geceler diliyorum
Anam babama aşık olmuş, Babam da anama. Gezelim bu Çarşamba demiş babam... Can yücel
Şiir
Delibal
Babama görünmeden, gelen telefonumda bildireme bakmak için camın kenrına gittim yavaşaca camı açarken bir yandan telefonuma gelen bildirime bakıyordum gelen bildirim alper'den di .
1000Kitap