Erkek yıkar biliyor musun, ama kadın yok eder. Yıkılan şey tekrar inşa edilebilir: binalar, sanat eserleri, tüm kültür. Ama yok edilen şey yitip gitmiştir.
Fantastik kitap sevmem ama bu kitap o kadar zekice yazılmış ki her seferinde bu kadar detaya dikkat edilmesine şaşırıyorum. O kadar detaylı bir yol haritası çizilmiş ki yazılan her şeyin ileride mantıklı bir açıklaması oluyor. O an o detay gözden kaçsa da kitabın sonuna kadar oha evet bu da çıktı dediğiniz bir çok nokta var. Akıcı bir dil, sizi kitabın içine sürükleyen hatta olayları yaşatan bir anlatım var. Onların acısını, hislerini, karmaşıklıklarını kendim de hissedebildim. Ters köşe yapmayı seviyor. Henüz iki kitabını bitirdim ama o kadar beğendim ki araya başka kitap sokmadan beş kitabını da bitirmeyi düşünüyorum
youtu.be/4Ud-Q-HpxiQ
Bu videoda uzun zamandır aklımda olan bir soruya cevap veriyorum: Neden klasik romanları erteliyorum ve okumuyorum?
Roman yerine daha çok araştırma, inceleme, ekonomi, yatırım ve günümüz dünyasında kendimi geliştirebileceğim kitaplara yöneldiğimden bahsediyorum. Okuma alışkanlıklarımın nasıl değiştiğini, hangi tür kitapların bana daha faydalı geldiğini ve kişisel gelişimimde nasıl bir rol oynadığını sizlerle paylaşıyorum.
Eğer siz de kendi okuma alışkanlıklarınızı sorguluyorsanız “ roman mı, araştırma kitabı mı? “ ikilemini yaşıyorsanız bu video tam size göre.
Videoda bulabilecekleriniz:
1-Klasik romanlara neden mesafe koyuyorum?
2-Günümüzde faydalı bulduğum kitap türleri
3-Ekonomi, yatırım ve araştırma kitaplarının bana kattıkları
4-Okuma hedeflerimdeki değişim
Siz hangi kitap türlerini tercih ediyorsunuz? Yorumlarda paylaşın, tartışalım.
#kitap #klasikler #kitapyorumu #ekonomi #yatırım #kültürebesi
Kanalıma abone olup videomu beğenmeyi unutmayınız🙌🏻🙆🏻♀️
Tarımın doğurduğu sürekli çalışma illetiyle birlikte, cennetten kovulma söylencesinde Tanrı kadına şöyle demiştir: "Senin acını ve gebeliğini fazlasıyla artıracağım; acı içinde çocuk doğuracaksın; bu arzu senin kocana ait olacak ve o seni yönetecektir." Benzer şekilde, bilinen ilk yasalar, örneğin Sümer kralı Ur-Nammu'nun yasaları, arzularını evlilik dışında tatmin edecek tüm kadınların öldürülmesini emretmiştir. Whyte, kadınların "erkeklere ilk yenilgisinin, insanların avcılığa ve toplayıcılığa dayanan basit bir yaşamdan vazgeçmesiyle gerçekleştiğinden" söz ederken, Simone de Beauvoir, saban ile erkeklik uzvu arasında kurulan denklemde, kadınlar üzerindeki erkek otoritesinin sembolünü saptamıştır.