"Sıradan ..." diye mırıldandım.
Belki de doğruyu söylüyordu.
Başkalarıyla aynı olmak. Hiçbir eğriliği olmaksızın yaygın olmak; sıradan bir şekilde okula gitmek, sıradan bir şekilde mezun olup şansın yaver giderse üniversiteye de girmek, şöyle böyle bir yerde iş bulup içine sinen bir kızla da evlenip aile kurarak çocuk sahibi olmak... Bu türden şeylerdi.
"Dikkat çekmemelisin!" sözüyle uyumlu olan şeylerdi işte.
Mavi bizimle yaşamaya başladıktan sonra bizim de aklımız başımıza geldi. Birbirimize hep aynı soruyu sorar olduk başka bir hayat mümkün mü? Bugüne kadar çok önemli saydığımız her şeyin üstünden atlayarak geçip gitmek.......
"Nasıl?" diye bağırdı dizini ovuşturarak, "Nasıl bir özellik?" "Mais vous le savez bien, disponibilite ve konvertibilite meselesi," dedi karanlığın içinden gelen ses, "Burada sadece günümüze değil, aynı zamanda da geçmişe ait hisse senetlerini alıp satmak mümkün. BADEM'in (Bağdat Demiryolu) hissedarlarından birisi olmak istemez miydiniz mesela? Veya DUMUR'un (Düyûn-i Umûmiye Reisliği), TÜRE'nin (Tütün Rejisi), TAMİR'in (Tersane-i Amire), hatta TOHUM'un (Tophane-i Humâyûn) hisselerine bile sahip olabilirsiniz, arzu ederseniz. Bir telefon kâfidir; gereken işlemleri hemen yapacaktır simsarınız. Borsa müteşebbislerine cazip gelen, işte bu anakronik alternatif."