Adam Kadmon

Adam Kadmon
@badreads
teşrik-i mesailer
Türkiye'nin payitahtı üç denizin, Marmara Denizi, Altın Boynuz ve Boğaz'ın birleştiği yerde kurulmuş. İki kıtanın arası­na yerleşmiş, iki yakasında tabiat harikası tepeler ve eteklerin­de deniz olan bu şehrin dünyada bir benzeri yoktur. Konstanti­nopel, her ne kadar Moskova'nın rengarenkliğine, kırmızı, yeşil ve yaldızlı kubbelerine sahip değilse de, Moskova'da olmayan bir şey var burada: Semaya yükselen beyaz minareler ...
Reklam
Kuşların ayak izleri­ne benzer bir sürü işaretten ibaret olan acaip Japon alfabesini kullanmak dünyanın en kolay işiymiş gibi yazıyor mektuplarını. Yazdıklarınızı okumama izin verin, diyorum. Buyrun! diyor gülerek ve mektuplarını bana doğru fırlatı­yor.
Türkiye'nin sorunu batılılaşmak sorunu değildir, mo­dern kişiliğini bulmak sorunudur. Bu arada yoksulluktan kurtulmak, endüstrileşmek, şehirleşmek sorunudur.
Aklın yolu bir. Çünkü ulusal nitelikleri es geçerek, eski Yu­nan, Latin, Fransız zart-zurt deyip de yapılacak batılılaşma, em­peryalist batının sömürgelerinde ve mandat'larında yaptığı batılı­laşma oluyor. Bizim 'ilerici' aydınların çoğu nasılsa o çukura düş­müşler, utanmadan Atatürk'ü de kendileriyle birlik gösteriyorlar. Atatürk, ulusal bilinç adamıydı, oysa yaptıkları batıcılık ulusal bi­linci yok eden bir batıcılıktır, kopyadır, taklittir, bunların!
Ahmak, hayran olur, bağlanır, çünkü anlamaz; zeki, kuşkulanır dibini karıştı­rır, çünkü anlar. Siz kendi hesabınıza ahmaklar defterine geçmek ister misiniz?
Reklam