Orhan veli
Şeytan Diyor ki: Aç pencereyi; "Bağır, bağır, bağır; sabaha kadar."
Şiir
Sonsuz işkence
Kalbimi canlı canlı söktüler, Hâlâ atıyor avucumun içinde. Her vuruşunda senin adın, Her vuruşunda yeni bir bıçak. Gözlerimi oyup yerine kor koydular, Gözyaşlarım asit gibi akıyor. Bağır, çığlık at... Sesin mezarımda yankılansın, Asla bitmesin işkencemiz
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Dön gel, bağır bana; Heykel gibi susup kalma. Uzakta durma, silme beni, Bir kez daha hissettir seni. Kalp rahat durmaz ki... Söyle, anlatayım mı acımı?
Aşk ofsayta düştü
"Kes şunu," diye gürledi birden. Dişlerini sıktı, gözleri kan çanağıydı. "Bana annemin o lanet bakışlarıyla bakmayı kes! Seni biliyorum aslı sırf gitmene izin veriyim diye öyle yapıyosun ama bırakmam. bağır, çağır, hakaret et, vur... yinede izin vermem gitmene. bana annem gibi tiksinerek bakıp da arkasını dönüp gidebilecek o kız olma. Gitme Aslı. Gidemezsin. Annem gitti zaten, sen de gidersen ben biterim. Benim yaşamam senin iki dudağının arasında, anlıyor musun? Yapma... Başka bir yolu olmalı."
Alıntı
İşitme her sözü ol guş-u sağır Beladan sakınmak noksanlık mıdır İmkansız bir işe bağır ha bağır Barbarlık eylemek irfanlık mıdır Âşık Sümmânî
İstediğini yap;
Deli ol, üzgün, mutlu ol, aşık ol, kalbin kırıldı, tekrar aşık ol, arkadaşlarına güven, sonra hayatından kaybolduklarını gör, dans et, bağır, bağır, değiş, gül, öfkelen, sevinç gözyaşları dök, düş ve kalk, sonra hayat seni kır, insanlar seni kırıp parçaları birleştirip durumun kontrolünü elinde tuttuğunu göster, ve her şeyin yoluna gireceğini, kimsenin seni asla aşağılamayacağını... Deneyebileceğin her şeyi dene, hiçbir şeyden korkma... Özgür ol... Aptalca, üzgün ya da pişmanlıkla ölmenizi engeller... Afiyet olsun... Bak... Böylece sonunda kendine "Dünyanın en mutlu kişisiyim" diyebilirsin.