Henüz Erememiş
Puan vermedi·55 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
Cibran ya merhem gibidir yaralara ya da kabullenilmeyen hayattan gelen bi tokat epey sertçe..Sadece Ermiş değil Cibran kalemiyle renklenmiş herhangi bir kelime bile yüzlerce kez okutturur kendini,her okumada farklı bir anlam çıkarırsın,her okumada farklı bir seni daha bulursun.İşte Cibran benim için bu demektir..Bu kitaptan alıntı paylaşmayacağım çünkü kitabın tamamını paylaşmak olur bu..Tüm satırların altını kitabı delercesine çizmemek için kalemsiz bi yerde devam ettim kitabın bazı yerlerine..Cümlelerini çok sade bulanlara inat içimi her okumamda farklı bi çiçekle süsledi satırları..Başucumda değişmeyecek eserlerden..Her "çıkmazdayım" dediğimde açıp okuduğum ve her seferinde farklı bir çıkış yolu bulduğum eser.Sevdiğim şeyleri paylaşmak fikri korkunç gelir bana fakat bu eseri sokaklarda bağır çağır okumak istiyorum her gördüğüme.Çünkü her insanın eli değmeli bir kez Ermiş'in eline
ErmişHalil Cibran · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202385,4bin okunma
Yaka,bağır yırtmalık kitap mı arıyorsun?Gel gel...
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 18:04
Bir solukta okudum okumasına da yorumumu yazsam mı yazmasam mı epey kararsız kaldım..Peyami Safa'nın benim üzerimde tuhaf bi etkisi var,cümleleri çok tesirli,edebi zevki yüksek,bir taraftan da sinir uçlarıma dokunuyor yine de okumaktan vazgeçemiyorum.İdeolojisini sevmiyorum,kadınlara yaptığı yakıştırmaları doğru bulmuyorum,karakterleri üzerinden yansıttığı ve görmek istediği kadın profilini beğenmiyorum.Evlilik,aşk,ilişkilere dair tanımladığı kesin hükümlü cümlelerini sevmiyorum. Peyami Safa kitaplarında genellikle yanlış batılılaşma,yozlaşma,bozulan aile yapısı,ahlaksızlık,çarpık kadın erkek ilişkileri gibi durumlara dikkat çekiyor ve bu kitabında da küçük yaşta saraya satılmış konfor içinde büyümüş,hırs ve ihtirasın ete kemiğe bürünmüş hali olan fettan bir Canan,evlilik kurumu içindeyken Canan'a kapılmış! arzularına yenilmiş,iradesizliği,kör aşıklığı temsil eden Lami ve aldatılan,bu kötülüklere,haksızlıklara maruz kalıp sararıp solan,göz yaşı döküp kocasının pişman olup döneceği günü bekleyen :/ böyle davrandığı için de yazar tarafından asalet ve maneviyat timsali :/ addedilen Bedia'nın hikayesini okuyoruz.(Bedia'yı kitaptan bağımsız başka yerde okusam hangi yazarın kalemi olduğunu tahmin ederdim) Kitabın başından sonuna kadar en ahlaksız,en şuh karakter Canan gibi yansıtılmış olsa da bana göre ucu Canan'a dokunan bütün karakterler ahlaksızdı. Temposu hiç düşmeyen bir solukta okunacak kitaplardan..Keyif dilerim..Güzel kitaplara.. Peyami Safa Cânân
CânânPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 20255,1bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Bazı kitaplar bizi daha da büyütür ve geliştirir.
10/10
·249 syf.·
2026 54. kitabı
BAZI KİTAPLAR BİZİ ANLAR,İYİ HİSSETTİRİR VE TAMAMLAR.KİTABI BİTİRDİĞİM ANDA ANLAŞILMANIN MUTLULUĞU VARDI .ÇÜNKÜ ARAŞTIRILMIŞ ,ÇOK İYİ SENTEZLENMİŞ ÇOK İYİ BİR KİTAP OKUDUM .YOL ARKADAŞIM İLKAYI DA BU KİTABA DAVET ETTİM .ÇÜNKÜ O DA BENİM GİBİ İYİMSER SEVGİ DOLU BİR İNSAN OLDUĞU İÇİN,BU KİTABIN BİZE VERMEK İSTEDİĞİ MESAJI BENCE ÇOK İYİ ANLADIK VE DERSLER ALDIK. CUMA HOCANIN DAHA ÖNCE HİÇ BİR KİTABINI OKUMADIM .YENİ YAZMIŞ OLDUĞU KİTABI OKUMAK BENİ DAHA ÇOK HEYECANLANDIRDI.BAZI KİTAPLAR BAKIŞ AÇINIZI DEĞİŞTİRİR; ŞİKAYET ETTİĞİM BİRÇOK ŞEYİ AZALTMAYA KARAR VERDİM VE DAHA GENİŞ BAKMAYI ÖĞRENDİM. DÖRT ANLAŞMA VE REZONANS KANUNU KİTAPLARI BANA ÇOK İYİ GELMİŞTİ.BU KİTABIN DA EN AZ ONLAR KADAR ETKİLEYİCİ OLMASI HOŞUMA GİTTİ.KİTAPTA ÇÖMLEK YAPIMI İLE İLGİLİ BİR KISIM VARDI ,OKUDUKTAN SONRA AAA NE KADAR DOĞRU DEMİŞTİM ; ÇÜNKÜ TECRÜBE HERŞEYDİR. En sevdiğim alıntılardan bir kesit 24 Saatlik Kontrollü Yas Süresi (Zaman Sınırı): Kendine telefonundan saat kurarak net, fiziksel bir sınır çiz. "Şu andan itibaren tam 24 saat boyunca bu başarısızlığın acısını iliklerime kadar, sonuna kadar yaşayacağım." İstersen odana kapan, ağla, yorganın altına gir, en arabesk şarkıları dinle, üzül, bağır, yastığı yumrukla, "Nasıl oldu!" diye kendine isyan et. O zehri, o negatif duyguyu bedeninden tamamen terleyerek at. Bugün etrafımdaki dünyada, iş yerimde veya sokakta başkalarının sorun, kriz veya şikayet olarak gördüğü; ama aslında içinde benim çözebileceğim, benim için saklı bir fırsat, bir değer yaratma ihtimali olan hangi eksikliği gördüm?" Beynini yokluktan ve şikayetten çıkarıp, varlığı, çözümleri ve fırsatları avlamaya programla. Zihin değişirse, dünya değişir. Korkuların da, kaçışların da hayatın içinde var olduğunu bilmeliydik. YENGEÇ SEPETİ TEORİSiNDE BİRAZ HÜZÜNLENSEM BİLE GERÇEKTEN
Mış GibiCuma Bozkurt · Play Kitaplar · 202633 okunma
23 MART 1960/Allah rahmet eylesin
Puan vermedi·63 syf.··
2026 44. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 22 Mart 2026 21:58
Ey nefsim! Kalbim gibi ağla ve bağır ve de ki: "Fâniyim, fâni olanı istemem. Âcizim, âciz olanı istemem. Ruhumu Rahman'a teslim eyledim, gayr istemem. İsterim, fakat bir yâr-ı bâki isterim. Zerreyim, fakat bir şems-i sermed isterim. Hiç ender hiçim, fakat bu mevcudatı umumen isterim." Münacat - 59
Bediüzzaman Said Nursi
MünâcâtBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 2013502 okunma
Puan vermedi·96 syf.··
2026 34. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 17:34
Endişe, yokluk ve çaresizlik… Çocuğun iç dünyası ve yoksulluk içindeki ailenin kendi içindeki çatışmaları öyle güçlü anlatmış ki içiniz sıkıla sıkıla okuyorsunuz! Bir gücün çöküşü (baba) annenin tüm yükü üstlenişi ve hayatı anlamaya çalışan çocuk… Yan karakterlerde ailenin büyükleri. Aile büyüklerinde herhangi bir çaba var mı tartışılır. Çocuğun meraklı gözlerinden annenin yorgun ve çaresiz hali ile babanın yatağa bağlı eksik bağımlı durumu… Ya anneanne? Zorluğu anlatırken duygusallığı çok iyi yaşatıyor yazar ama bu anlatı öyle bağır bağır değil! Selametle
Annem, Babam ve Benİrfan Yalçın · h2o Kitap · 201929 okunma
9/10
·293 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 23 Şubat 2026 21:59
Hamnet’i alalı epey olmuştu. Ancak hem yüksek lisans dönemimin yoğunluğu hem de kitabın filminin çekileceğini duymam nedeniyle okumayı özellikle filme yakın bir zamana bırakmak istemiştim. Ve nihayet bitirdim. Kitap daha ilk paragrafından itibaren beni hikâyenin içine çekti. Sonunu bildiğim bir hikâyeyi okumama rağmen merakla, büyük bir heyecanla sayfaları çevirmeye devam ettim. Bu his bana İşte Böyle Oldu ve Kırmızı Pazartesi’yi hatırlattı; sonu malum olan bir hikâyede bile gerilimin ve duygunun eksilmemesi… Kitap 2020 yılında yayımlanmış ve aynı yıl prestijli Women’s Prize for Fiction ödülünü kazanmış. Romanın çıkış noktası, William Shakespeare’in küçük yaşta hayatını kaybeden oğlu Hamnet. Ancak gerçekte Hamnet hakkında da, ölümüne dair de bilgiler oldukça sınırlı ve belirsiz. Ölümüyle ilgili farklı görüşler mevcut; hatta Shakespeare’in ünlü trajedisi Hamlet’in oğlunun ölümüne bir gönderme olduğu iddiası bile kesinlik kazanmamış. Yazar, işte bu küçük ve muğlak tarihsel bilgiden yola çıkarak güçlü bir kurgu inşa ediyor. Romanda odak noktası Shakespeare değil; eşi Agnes. Hikâye iki zamanlı bir kurguyla ilerliyor: Şimdiki zaman, olayın yaşandığı andan başlıyor; geçmiş ise Agnes ile eşinin tanışma ve evlenme sürecini, Agnes’in köklerini ve iç dünyasını anlatıyor. Bu geçişler hikâyeyi katmanlı ve derin kılıyor. Kitabın ilk bölümünün hem başlangıcı hem de bitişi beni derinden etkiledi. Hatta o kadar ki, uzun süre etkisinden çıkamadığım için ikinci bölümü okumaya cesaret edemedim. Özellikle Agnes’i okurken içim parçalandı. Ona sarılmak, “Ağla, kız, bağır, öfkelen… Sen de yıkılabilirsin. Her zaman güçlü olmak zorunda değilsin.” demek istedim. Onun güçlü duruşunun altında biriken kırılganlığı görmek çok sarsıcıydı. Yasın, acının ve kaybın herkes için farklı yaşandığını
Edebiyat
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,6bin okunma