"Romanı, saatte 300 km. gidebilen bir spor araba gibi tasarlıyorum. Dileyen okur yavaş yol alabilir, fakat hızlı okunmaya elverişli bir anlatımı benimsiyorum." diyen yazarımız sözünde duruyor ve gazı kökleyerek başlıyor romana ve son hız devam ediyor. Hayatta ayrıntıları ıskalamamak gerektiğini, aşkın ne zaman ne şekilde bizi bulacağını bilemeyeceğimizi, anne sevgisinin bambaşka bir şey olduğunu, insanların bazen yalanlara inanmak isteyeceğini, aslında hikayeleri ne kadar çok sevdiğimizi afili cümlelerle anlatıyor. Keyifli bir yolculuk, müzikli bir yolculuk vaat ediyor.
ve kahramanlarına ilginç isimler ( Nuh Tufan, İbrahim Kurban, Umur Samaz ...) seçmesinin sebebini şöyle açıklamış yazar: "Biz, benlik imgesi kaymış bir toplumuz. Dikkat edin, sarsak, sığ kızların genel adı “Kezban” oldu. Ayşe, Fatma, Yahya, Süleyman gibi geleneksel isimler ile Çağatay, Tonguç, Tuğçe gibi isimler arasında sınıfsal aidiyet çağrışımı farkı var. Roman kahramanlarımı bu yüzeysel algı ve banal tasniften muaf tutmak için orijinal isimler seçmeye çalışıyorum."