Unutkanlığımın övgüyü hak ettiği
de oluyordu. Dikkat etmişsinizdir, inançlarının temeli her
türlü hakareti bağışlamak olan insanlar vardir, gerçekten
de bağışlarlar ama hiç unutmazlar. Ben hakaretleri bağışlayacak kadar iyi değildim fakat sonunda onlari unutuyordum hep.
…oysa davranışlarımın nedeni çok daha basitti: Adını
bile unutmuştum adamın. Beni ilgisiz ya da nankör kılan aynı sakatlık, yüceltici bir şey oluyordu o zaman.
Kölelik mi, hayır, biz ona karşıyız! Kendi evlerimize ya da fabrikalarda köleliğe yer vermek zorunda kalmak düzenin parçası ama bununla övünmek, işte o olmaz.