Şiirler okuyup bitirmek için değil tekrar tekrar okumak içindir. Bu kitabı bitirdim demek hatadır o zaman :) Tekrar tekrar okuyabileceğim bir şiir kitabı daha kazandım.
HarmanYavuz Bülent Bâkiler · Yakın Plan Yayınları · 20192,096 okunma
Kitapta din, felsefe, psikoloji neredeyse her konuya değinmiş Osho. "Bilinç temizlemek mi?" demeyin gerçekten yapabildiğini düşünüyorum. Bir gelişim kitabı gibi değil ama okurken kendini iyi hissediyorsun üstelik içinde sahte başarı hikayeleri yok. Hayatın özünün kendimizi kabul etmek olduğunu vurgular.
Çırpınışlar bitse insan kendini daha rahat hissetse hayat zaten insana armağanlarla gelir mi sahiden?
Lear için dünya korkunç bir yer. Ruhundaki acıyı sonuna kadar hissettim. Sevdikleri ölünce kalanlar yaşamaz onların da ruhu oracıkta ölür. Sevdikleriniz size ihanet etmiş olsa bile...
Kral LearWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202510,4bin okunma
Nurullah Ataç'ın William Shakespeare'in oyunundaki iki karakterin adını verdiği eleştiri kitabı. Ataç da Prospero'yu çok sevenlerden. Ona gore Prospero aydın kesmi temsil ediyor. Prospero gibi aydın kişilere ihtiyacımız olduğunu neredeyse her satırda belirtiyor. Caliban ise cahil çoğunluğu temsil ediyor. Caliban'ı sevenlerin onun gibi olanların çokluğundan yakınıyor. Caliban gibi değişmekten korkan, yeni bilgiler edinmeyen kendini yenileyemeyen kişilere kızıyor. Öğrenmek istemeyen birine yeni bir şey öğrettiginde onun değerini bile anlamaz diyor. Öyle ki Prospero Caliban'a konuşmayı öğrettiği halde "Siz bana konuşmayı öğrettiniz de ben bundan ne kazandım sanki? İlenmeyi biliyorum, işte o kadar..." der Caliban. Ataç'ı hakli çıkaran bir söz söylemiş. Kendisi yeni şeyler öğrenmenin ona faydası olduğunu düşünmüyor bile. Hatta ona yeni şeyler öğreten Prospero'ya sövüp duruyor, onu öldürmek istiyor. Ataç toplumda Caliban'a benzettiği büyük çoğunluğun da hep Prospero'yu öldürmenin pesinde olduğunu söylemiş. Aydınların önüne konulan tüm engelleri hep zaten sayısı az olanları tüketmek olarak görmüş. Onların önünde bunca engel yasak olmasını eleştirmiş. Sözde aydın geçinen kimselerin Caliban'ı yükselttiğini söylüyor. "Bugün Caliban’ı başa geçirmeye kalkıyorlar. Görmüyor musun? Çoğunluğun anlayışı, beğenisi (zevki), ölçü diye alınıyor. Birtakım saçmasapan kitaplar yazılıyor, duyuyorsun, bütün gün radyolarda tatsız, bayağı ezgiler çalınıyor. Niçin? Çoğunluk bundan hoşlanıyormuş, ancak o saçmasapan kitapları anlayabiliyormuş.
Caliban'a acımıyor bügünün aydını, acınacak bir durum görmüyor ki Caliban’da! Üstünlüğün ta kendisi diye bakıyor ona, yaranmaya çalışıyor. Dilimizi düzelteceğiz, dünkü dil bugünkü düşüncelerimizi söylemeye yetmiyor diyoruz, birtakım yeni tilcikler (kelimeler)
Nurullah Ataç'in eleştiri yazısı sayesinde tanıştığım bir kitap. William Shakespeare'ın süslü cümlelerini, samimi anlatımını seviyorum. Kitaplarındaki akıcılık o kadar güzel ki bir solukta bitirebiliyoruz. Tatlı bir anlatımla güzel mesajlar da vermiş. Kurgudan çok anlatılmak istenenler ön planda. Öyle olunca Prospero'nun o kadar intikam hazırlığı yapıp sonunda hiçbir şey yapmayışı hatta çok basit bir biçimde affedişi göze batmıyor. Halbuki ilk başta büyücü cadı kim bilir intikamini nasıl alacak diyordum.
Oyunu çözümleyeler Caliban üzerinde durmuş daha çok. Caliban, Prospero'nun gittiği sihirli adanın yerlisiymis Prospero'ya adayı tanıtıp orda yaşamalarına yardım eden kişi. Sonradan Caliban Prospero'nun emri altına girmiş. Bu durumdan şikayet edip durmuş. En sonunda Prospero ona özgürlüğünü verince mutsuz olmuş hatta bunu istememiş. Emir altında olmaktan şikayet ettiği halde özgürlüğü istemiyor. Zaten kendisi eğitimsiz, ilkel bir toplumu temsil ediyor gibi. Caliban'a konuşmayı bile Prosperon'un kızı öğretmiş. Prospero bilgili bir karakter iken Caliban onun tam zıttı.
Oyununu çözümleyen Prof. Mina Urgan, "Gerçi Caliban'ın yarısı hayvandır ama (...), güzelliğe susamış, sevilmek isteyen hırpalandığı zaman başkaldıran, oyunun sonunda pişmanlık duyup bundan böyle akıllı uslu davranmaya karar veren bir insandır yarısı da. İşte bu yüzden Caliban ne denli ilkel ve kusurlu olursa olsun insanlıktan, uzak, doğaüstü bir varlık, bir peri olan Ariel'e duymadığımız yakınlığı, kaba topraktan yoğrulmuş bir yarı insan olan Caliban'a duyarız." diyor. Doğrusu Urgan'ın bu sözlerini duyunca hemen hak verdim. Ariel Prospero'nun emri altında bir peri. Ama biz gerçekçi insanlar peri olunca hemen aramıza mesafe koyuyoruz. Ama Caliban öyle mi eğitilmemiş olsa da bir insan.
Ben en çok Prospero'yu
The TempestWilliam Shakespeare · The Oxford Shakespeare · 20088bin okunma