Her şey aynıydı aslında. Hiçbir şey düzelmemişti. Sadece seninle tanışmıştım ve harpleri özgürlük mücadelesine, açlığı diyete, yenilgileri deneyime çeviren bir gözlük edinmiştim aniden. Mavi de ne maviymiş, sarı ne kadar da serseri! Seninle tanışmak, her bir meyve için Tanrı'ya yeni baştan şükretmek gibiydi. Nasıl unuturum bunu?