"Yarından çekinmenin nedeni şimdiki zamanı inşa etmeyi bilmemektir ve şimdiki zamanı inşa etmek bilinmeyince, bunun yarın yapılabileceği söylenir, ama bu da berbat bir şeydir, çünkü yarının daima bugün olduğunu görmüyor musunuz?
"Belki ben yazmasam, çizmesem, konuşmasam da olacaktı bütün bunlar. Buna karşılık benim gibi, Reşat Fuat gibi insanlar, hiç olmazsa tarihe şerh düştük sevgili Hamiyet. Bu topraklarda da, ezilenlerin haklarını korumaya ant içmiş vatan evlatlarının olduğunu, bütün bu olup bitenleri haklı bulmadığımızı haykırdık. Tamam, karşılığında hapis yattık, işkence gördük, ülkemizden sürüldük ama yaptık bunu. Cezası neysr ödedik. Ben buna üzülmüyorum, tersine seviniyorum. Sen de sevin abla. Bırak benim yasımı tutmayı. İftihar et kardeşinle. "
Sonra derin bir nefes alıyor, şöyle devam ediyordu sözlerine Suat:
"Bütün bunlar bir bakışın, bir düşünüş tarzının ürünleri Hamiyet. Haklısın, bir kısım siyaset insanı sevmedi yanlışlarını yüzlerine vurmamı ama gerçekleri söyledim abla. Ne yapsaydım? Yakışır mıydı İsmail Derviş gibi bir babanın kızına düşündüklerini söylememek? Kul hakkı yemememiz konusunda bizi neredeyse her gün uyaran annemiz Hesna Hanımın kemikleri sızlamaz mıydı mezarında? Sonra nasıl bakardım aynada kendi yüzüme? Söyle abla, ben sahip çıkmasaydım ülkemin ezilen, horlanan, sırtından geçinilen insanlarına, kim çıkacaktı? O sonradan görme züppeler mi? Açlıktan nefesi kokarken bir yolunu bulup makam, mevki, para sahibi olmuş, iktidarın nimetlerini yiye yiye bitiremeyen o haysiyetsiz ikiyüzlüler mi?