ALLAH HAKKINDA GÜZEL HÜSNÜZANN BESLEMENİN ÖNEMİ
“Bir bedeviye şöyle denildi:
‘Hiç cennete gireceğini düşündün mü?’
Dedi ki:
‘Vallahi, ben hiç şüphe etmedim ki cennetin bahçelerinde yürüyeceğim, havuzlarından içeceğim, ağaçlarının gölgesinde gölgeleneceğim, meyvelerinden yiyeceğim, gölgelerinde dinleneceğim; hurileriyle ve köşkleriyle nimetleneceğim.’
Ona:
‘Bunu, önceden yaptığın bir iyilikle mi yoksa işlediğin bir salih amelle mi hak edeceksin?’ denildi.
Dedi ki:
‘Benim Allah Teâlâ’ya imanımdan ve O’ndan başka bütün mabudları inkâr etmemden daha yüce, daha değerli hangi iyilik olabilir?’
Ona:
‘Peki günahlardan korkmuyor musun?’ denildi.
Dedi ki:
‘Allah, günahlar için bağışlamayı, hatalar için merhameti ve suçlar için affı yaratmıştır. O, seven kulunu cehennem ateşinde azap etmekten çok daha cömerttir.’
Bunun üzerine insanlar Basra Mescidi’nde şöyle derlerdi:
‘Bu bedevi Rabbine karşı ne güzel hüsn-i zan beslemiş!’
Onun bu sözünü andıklarında, ümitsizliğin sarıkları başlarından çözülür ve ümit duygusu onlara galip gelirdi.”
Ebu Hureyre’den rivayetle;