Eğer bir erkek sizi güzelliğiniz için seviyorsa, yarın daha güzeli geldiğinde de onu sevmeye başlar. Ama sizi en güzeli olan Allah için seviyorsa, ne olursa olsun sizi hem bu dünya da hem ahirette sever.
Bir çok adama güvenebilirsiniz, ama siz 14 Şubat adamlarına değil, Allah'ın adamlarına güvenin.
Bu yol onlarla yürünür,yüzünüzde sivilce çıkana kadar size meraklılarla değil.
Normal arkadaşı, hocayı, genel ümmeti Allah için sevmeyi biliyoruz da. Şehvetini helal yoldan rahata erdirmek ve bu sayede fitneye düşmemek ve dininin yarısını tamamlamak (iki cins içinde böyle) için bir amel olan evliliğin, “Allah için” olanı nasıl oluyor? Ciddi soruyorum, boş muhalefet için değil. Yani kimse kusura bakmasın, yazarın romantik islamcı kafası ve bugün geldiği hal malum, o yüzden böyle iddialı sözlerin altını neyle dolduruyorlar merak ediyorum
Tosbaga Yani o zaman Allah için sevmekten ziyade, güzelliği gidince/yaşlanınca vs vs nikah akdinden dönmeyecek, beraber geçirdiği zamanı, yediğini içtiğini unutmayıp vefa gösterecek karakterli birini sevmek demek daha doğrusu. Çünkü dediğim gibi Allah için sevmek demek hiçbir menfaat olmadan hiç tanımadığın bir kişiyi sırf İslam’ından ötürü sevmektir. Oysa evlilikte şehvetin tatmini, aile yaşantısı, evlat sahibi olma vs gibi bir sürü menfaat var
Bu fırka Allah'ın semåda bulunduğuna inanan, tasavvuf büyüklerine evliyâü'ş-şeytan demekten utanmayan bozuk bir taifedir. Yüksek din tahsil ve ihtisası yapacağız diye Arabistan'a giden temiz Türk gençleri bu bozuk fırkanın pençesine düşme tehdidi altındadırlar. Vehhabi propagandacıları, içlerinde sapık fikirler bulunan kitaplarını, ülkemizde bol bol basıp bedava dağıtmaktadırlar. Bunlara karşı uyanık olmak her ferasetli Müslümanın vazifesidir.
"Kur’an, Muhammed’in talimatıdır. Bunun birçok delilleri vardır. Bir tanesi birçok yerinde aya, güneşe, fecre, atların köpüren ağızlarına yemin ve and verilmesidir. Yemini kim eder? İnsan eder ve kendisinden daha üstün bir varlığın adına eder. Tanrı yemin eder mi? Tanrı’dan daha üstün bir varlık olmadığına göre kendi yarattığı aya, güneşe neden yemin etsin? Görülüyor ki bu yeminler Muhammed’in gönlünden ve beyninden doğmadır ve hatta Araplar arasında İslamiyetten önceki zamanların usul ve adabınca edilmektedir."
Atsız ırkını din edindiğinden başka meselelerle hakkınca ilgilenecek zamanı bulamadan öldü gitti. Sizin de derdiniz doğruyu bulmaksa Atsız gibi kafir ölüp gitmeden, zahmet edip İbn Kayyım el-Cevziyye’nin Kuran’daki Yeminler ve Misaller (Neda Yayınları) kitabını alın. Yok derdiniz doğruyu bulmak değil de,“sorgulamak” adı altında sırf eleştiri ve açık aramaksa, kendi kafirliğiniz size kalsın. Zira Müslümanlar sizin aklınıza bile gelmeyen soruları yüzlerce yıl önce kendi kendilerine sordu cevapladı ve hakkında kitap yazdı.