Bu fırka Allah'ın semåda bulunduğuna inanan, tasavvuf büyüklerine evliyâü'ş-şeytan demekten utanmayan bozuk bir taifedir. Yüksek din tahsil ve ihtisası yapacağız diye Arabistan'a giden temiz Türk gençleri bu bozuk fırkanın pençesine düşme tehdidi altındadırlar. Vehhabi propagandacıları, içlerinde sapık fikirler bulunan kitaplarını, ülkemizde bol bol basıp bedava dağıtmaktadırlar. Bunlara karşı uyanık olmak her ferasetli Müslümanın vazifesidir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Arapçacılık adına yalan uyduranların düzmecelerinden biri de Arapça'yı cennet dili olarak göstermeleridir. Güya, cennet ehlinin konuşacağı dil Arapça olacakmış! Bu konuda bir de uydurma hadis devreye sokarlar. Bu uydurmaya göre, "Cennet ehlinin cennette konuşacağı dil Arapça'dır." (bk. Elbânî; Silsiletü'l Ahâdîs ez-Zaîfa, 1/293)
İslam tarihinde ilk dinî-sosyalist hareket, Ebu Zer'in şurada sıraladığımız gerekçelerle halife Osman ve valilerine karşı çıkışıyla vücut bulmuştur. Ebu Zer, bu karşı çıkışının faturasını çok ağır ödemiştir. Servet sahipleri tarafından ezilip horlanan, ekonomik dengesizliklerden şikâyetçi olan halk tabakaları Ebu Zer'in etrafında kümelenmeye, onun fetvalarını dillendirmeye başlamışlardı. Emevî valileriyle onların sürekli tahrik ettikleri halife Osman'ın bundan rahatsız olmaması düşünülemezdi.
Bu bahsi kapatırken şunu eklemeyi de bir insanlık borcu sayıyoruz:
Ebu Zer'in bu misyonu ve bu misyon yüzünden maruz kaldığı çileler kayda geçirilirken, Emevîciliği dinleştirmiş bazı yazarlar açıkça yalan söylemekte ve Ebu Zer'le Muaviye zihniyeti arasındaki kavgayı bir tür “ufak tefek küskünlük” gibi lanse etmekteler. Bu, tarihin en büyük yalanlarından biridir. Bu yalan, Allah ile aldatılmayı din sanan bazı zavallılar dışında hiç kimse üzerinde etkili olamaz. Ebu Zer'le Osman ve Emevi kadrolar arasındaki mücadele çekişme türünden bir mücadele değildir, tarihin hatta dinlerin en hayati mesajları uğruna verilen çok zorlu bir mücadeledir.
Sayfa 249 - Yeni Boyut Yayınları 17. Baskı·Kitabı okudu
İslam tarihinde ilk dinî-sosyalist hareket, Ebu Zer'in şurada sıraladığımız gerekçelerle halife Osman ve valilerine karşı çıkışıyla vücut bulmuştur. Ebu Zer, bu karşı çıkışının faturasını çok ağır ödemiştir. Servet sahipleri tarafından ezilip horlanan, ekonomik dengesizliklerden şikâyetçi olan halk tabakaları Ebu Zer'in etrafında kümelenmeye, onun fetvalarını dillendirmeye başlamışlardı. Emevî valileriyle onların sürekli tahrik ettikleri halife Osman'ın bundan rahatsız olmaması düşünülemezdi.
Bu bahsi kapatırken şunu eklemeyi de bir insanlık borcu sayıyoruz:
Ebu Zer'in bu misyonu ve bu misyon yüzünden maruz kaldığı çileler kayda geçirilirken, Emevîciliği dinleştirmiş bazı yazarlar açıkça yalan söylemekte ve Ebu Zer'le Muaviye zihniyeti arasındaki kavgayı bir tür “ufak tefek küskünlük” gibi lanse etmekteler. Bu, tarihin en büyük yalanlarından biridir. Bu yalan, Allah ile aldatılmayı din sanan bazı zavallılar dışında hiç kimse üzerinde etkili olamaz. Ebu Zer'le Osman ve Emevi kadrolar arasındaki mücadele çekişme türünden bir mücadele değildir, tarihin hatta dinlerin en hayati mesajları uğruna verilen çok zorlu bir mücadeledir.
Sayfa 249 - Yeni Boyut Yayınları 17. Baskı·Kitabı okudu