Allah'a yönelmenin alametlerinden biri de kendin için ümit kapısını açık bırakıp da, diğer günah işleyen insanlar için endişeler taşıyıp onları küçümsememendir. Kendin için Allah'ın rahmetini ümit edersin de, diğer günahkarlar için onun azabından korkarsın.
Oysa ki sen onlar için rahmet ummalı, kendin için de azap korkusu duymalısın. Şayet onların halleri ve karşı karşıya bulundukları tehlikeyi gördüğün için mutlaka onların hakir görmek ve onlara kızmak durumunda isen, onlara kızdığından daha fazla kendine kızmalısın; kendin için beslediğin ümitlerin çok daha fazlasını onlar için ümit etmelisin.
Seleften bazıları şöyle demişlerdir:
"Allah için insanlara kızıp da daha sonra kendi nefsine dönüp kendine ondan daha fazla kızmadıkça dini tam manasıyla anlamış olmazsın."
İbn Kayyım el-Cevziyye, Medaricu's Salikin, cilt; 1/342
Cenazeler bize gelirken ürküyoruz.
Onlar geçtikten sonra da eğlenceye dalıyoruz.
Üzerine kurt düşen bir koyun sürüsü gibiyiz.
Kurt sürüden uzaklaşır uzaklaşmaz
Koyunlar yine otlamaya dalarlar.
İbn Kayyım el-Cevziyye (rahimehullah) der ki:
Rızaya aykırı olan durum çok ısrarcı olmaktır; Zira kişi, istediği şeyin ALLAH'IN rızasına uygun olup olmadığını bilmez. Bir kişinin makam sahibi olması, zengin olması veya bir ihtiyacının giderilmesine dair ısrarcı olması rızaya aykırıdır. Çünkü bunun ALLAH'I razı edip etmeyeceğinden kesin bir şekilde emin değildir.
Medaricus's Salikin 3/2033
Ebû Mûsâ el-Eş‘arî radıyallahu anh kurban kesme günü yaptığı hutbede şöyle dedi:
“Bu gün, Hacc-ı Ekber günüdür. Bundan sonraki üç gün ise Aziz ve Celîl olan Allah’ın: ‘sayılı günler’ (الأيام المعدودات) diye zikrettiği günlerdir. Bu günlerde yapılan dua geri çevrilmez. Öyleyse rağbetlerinizi, isteklerinizi Allah’a yükseltin.”
| Ebû Bekir el-Firyâbî, Ahkâmu’l-‘Îdeyn 140
Bu günlerde nasıl dua etmeliyiz?
Selefimiz, teşrik günlerinde şu duayı yapmayı müstehap görmüştür:
﴿رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ﴾
“Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve bizi ateş azabından koru.”
İkrime şöyle demiştir: “Teşrik günlerinde şu duanın söylenmesi müstehap görülürdü:
‘Rabbimiz! Bize dünyada da güzellik ver, ahirette de güzellik ver ve bizi ateş azabından koru.’”
Nebî sallallahu aleyhi ve sellem bu duayı çokça yapardı. Hatta rivayet edildiğine göre bu, onun en çok yaptığı dualardandı. Bir dua ettiğinde de bunu o duaya eklerdi. Çünkü bu dua, dünya ve ahiret hayrını bir araya getirmektedir.
| Letâifu’l-Me‘ârif (1/505)
Yahya b. Hâlid el-Bermeki her ay Sufyân es-Sevri 'ye bin dirhem verirdi. Sufyân ise secdelerinde, "Allah'ım, Yahya bana dünya işimde yettiği gibi sende ahiret işinde ona kafi gel" diye onun için dua ederdi.
Yahya vefat edince rüyada görüldü ve ona, "Allah sana neyle muamele etti?" diye soruldu.
Dedi ki: Beni Sufyân'ın duâsı ile bağışladı.
el-Bidaye ve'n-Nihaye 13/679