Çocuk Mustafa, delikanlı Mustafa Kemal, dost, aşık, evli, boşanmış ve en sonunda da hasta ve her dem yalnız bir adamın iç dünyası…
“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.”
Hepimiz Atatürk’ün hangi cephelerde ne mücadeleler verdiğini, ülkemize getirdiği ilkeleri, verdiği kararları ve sebeplerini çok iyi biliyoruz. Ancak bu kitapta başkomutan, lider, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Atatürk’ü değil Mustafa Kemal’in çocukluğundan gençliğine ve son günlerine kadar olan ‘insan yönünün’ vurgulandığı iç dünyasının kapılarını aralıyoruz. Son günlerinde hasta yatağında eylemlerinden gurur duyan, yeri geldiğinde kendi kendini yargılamakta geri adım atmayan, alacağı son bir haberin -Hatay meselesinin- umuduyla hayata tutunan Mustafa…
“Benim naçiz vücudum bir gün er veya geç toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet baki kalacaktır.”
Ayşe Kulin’den yayıncıları tarafından Atatürk’e dair bir kitap talep edilmesi üzerine yazılmış, Atatürk’ün geçmişinde yolculuğa çıktığımız, sade ve bir o kadar samimi bir dille yazılmış ve derin izler bırakan muazzam bir eser. Kitabın başından sonuna kadar gözlerim dolu dolu ve buruk bir tebessüm ile okudum.
Küçükten büyüğe herkesin okuyabileceği bir kitap. Okuyunuz ve okutunuz efendim…
Not: Atamızı kurgu da olsa onun kendi sesinden dinlemek ve bunu hissetmek duygu yüklü bir deneyim oldu. Dolayısıyla kitap üzerine inceleme yazmak ve bunu ifade edebilmek de bir hayli zordu. :)