"Nikolay rejiminin kapısı önünde korkunç bir suç işleniyor-ahlaki bir kürtaj yapılıyor ve genç ruhlar öldürülüyor.Devletin eğitim sistemi, sonundaki ödülün ancak bir memuriyet olacağı, körü körüne itaatin vaaz edildiği, adeta dinivari bir eğitime indirgendi. Gençliğin doğal olarak taşkın olması gereken bütün duyguları hoyratça bastırıldı; yerini hırs, kıskançlık ve kindar bir rekabet duygusu aldı. Bu yolda -
canlarından olmamışlarsa eğer- akılları ve ruhları hastalanmış olarak gün ışığına çıkıyorlar. Ümitsizlik, iktidarsızlık, ve işlerine karşı yoğun bir isteksizlik (ve bütün bunlar sonsuz bir kibirle el ele). Genç insanlar daha yirmilerine gelmeden hastalık hastası, kuşkucu ve tükenmiş bireyler olup çıkıyorlar. Hepsi kendi kendilerini gözlemekten, incelemekten ve suçlamaktan zevk alıyor, kendi kendilerini zehirliyorlar; her türlü psikolojik belirtiyi dikkatle inceliyor, yaşadıkları sinirsel krizleri birbirlerine uzun uzun anlatıp üzerinde sonsuzca tartışıyorlar. Yıllar geçtikçe bu kategoriye dahil erkek ve kadınlara sıkça rastlamaya başladım... Bu kişilerin tövbeleri samimi olmakla birlikte aynı günahları tekrar tekrar işlemlerine engel değildir. Çarkın düzenli çalışmasını sağlayan ve denetleyen yayları kırmışlar bir kere, çarklar on kat hızlı dönmeye başlamış, fakat hiçbir şey üretmediği gibi makine kendisini de parçalıyor. Uyumlu bir işleyiş yok, estetik ölçüden hepten kaybedilmiş. Siz onlarla yaşayamadığınız gibi bu nitelikleri yüzünden onlar da kendileriyle yaşayamıyorlar. Onlar için mutluluk yok, mutluluğu ellerinde tutmayı bilemediler. En ufak bir bahanede insanlıktan çıkıp en yakınlarına karşı bile kabalaştılar. Alaycı tavırları görkemli Alman duygusallığından daha yıkıcı ve zararlı oldu. İlginç olan ise bu insanların sevilmek için yapmayacakları şeyin