İnsan delirince, tam olarak delirmeli, bundan da hiç kurtulmamalı. Bir akıllı bir deli olmak gibi bu art arda dönüp gelişler ancak rastlantı sonucu delirmiş önemsiz delilere özgüdür; bunların sayıları hiç de çok değildir. Ama bir de doğanın doğal akışı içinde her gün ürettiği delilere bakın; dünya bunlarla dolu; tümü de her zaman aynı şekilde delidir, hiç iyileşmezler.
Cemiyet de tabiat gibidir, mantığın gücüyle Bakın ikisinin nasıl benzeştiğine:
Birin içinde vardır niceleri, niceleri içinde var biri, Hepsi bazısı değildir, ne de bazısı herhangi biri; Cinsin içinde türler vardır, kimisi iri kimisi ufak Biri en yüksek cinstir, biri son derece alçak; Ayırt edici vasıfları vardır her türün, Bu şu değildir; ve o sen olmadı asla, Bu ve şu aynıdır gene de
Sen ve o, benzersiniz benzediği gibi birin bire, üçün üçe.
İşaretleri takip edin. Yaradan yarattığını başıboş bırakmaz. İlgisiz hiç bırakmaz. Ancak kulu bazen O'ndan gelecek mesajları duyamayacak, göremeyecek kadar dünya gailesine öyle çok gönül bağlar ki, gönül pas tutar. Gönlün kulağı sahibine sağırlaşır. Duyamaz haykıran hakikatleri. Çevrenize daha dikkatli bakın. Bazen başka bir kulu, bazen bir ağaç ya da bir hayvan yoluyla dahi size fısıldayabilir Mevla. Dikkat kesilin göreceksiniz."
Şu insanlar da şakacı. Kendileri ölümden kaçamıyorlar, ama ondan kendilerine ait iki ya da üç heceyi kaçırmaya çalışıyorlar. Bakın onunla nasıl da bir güzel kavga çıkarmayı düşünüyorlar. Kendilerinin ve adlarının ölmesine gönül hoşluğuyla razı olsalar daha iyi etmezler mi?
Konuya hangi açıdan bakarsanız bakın, uluslararası silâh üretimi, ticareti gizli servislerin bilgileri dışında yapılamaz. ve kaçakçılığı, hükümetlerin ve hükümetlerin