Arkadaşlar hepinize selam. Size birşeyden bahsedeceğim. Dün tesadüfen reels'den gördüğüm bir abla "Wattpad Hataları" diye bir video çekmişti. Popüler kitapların ilk bölümlerini okuyup mantık hatalarını, yazım dilini eleştiriyor kendisi. Ve bunu gerçekten komik bir şekilde yapıyor. Tepkileri beni benden aldı izlemesi çok keyifliydi, hem de öğretici. Çok büyük bir kanal değil ama ilginizi çekerse bir bakın derim. Bazen yazma tavsiyeleri de veriyor. Ve bence daha çok etkileşimi hak eden biri. Reklam yapmıyorum sadece şu yüzden yaymak istedim: Eleştirdiği yerler çok doğru ve özellikle kitap yazmak isteyenler bence bakabilirler çünkü çok faydalı bilgiler veriyor gerçekten. Hem de bunları sıkıcı bir şekilde değil komik anlatıyor. (Aslında ciddi ama tepkileri bana çok komik geldi) Videonun linkini paylaşamıyorum maalesef ama Kanalın adı: Jülide Müşerref Çelebi. Umarım yardımcı olur. Böyle kanallar herkese fayda sağlasın isterim, ben gördüm sizde görün istedim.
İçerde...
Bazen bu o mu, dediğiniz hiç olmadı mı? Bence (Bu, o mu), hayatımıza çoktannnn girdi. Arada bakın derim(!) 🧐
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
6.4MM~UZİ, Da Poet
Ye El Chavo mikrofonda bela Uzun zaman oldu yapmadım yeni acapella Kapattım beni eve oldum kendime deva Ya da hastalıktım tokatlı'cam keli bi' gün fena Bi' gün çok mutluyum havuzdayım dinliyorum kafa Bi' gün bi' telefon kusuyorum havuza da bra Bra evet bra dedim takıldın mı buna Burada kardeşime böyle derim bizi tanısana Semte uğramadım diye düşman olanların hayali bu semte uğramamak keyfi açıdan 20 sene piştim 20 sene bıktım acıdan Travmalar kapısıydı sosyeteye açılan Hiçbi' zaman parayla dost olmadım bi' *r*spuydu benim için ve sıcaktı kolları inanmadım Benim sokaklarda ismi her gün duyulan Taşı sıkmam suyu çıkarırım kuyudan Yatıp uyu lan olmadı seni buyuran Kucak açı'cam sana ve içe kaçı'cak bu yılan Bi' de bize dayılanın neden her bi' konuda ben haklıyım yasaklıyım Ve gelmiyorum oyuna Her birini harcarım görünce derim bu mu star? Bize karşı bir olmuşlar da bi' adam olmamışlar Yakamdan çekiyo' günahlar ve suçlar Üstümü boş gördüğünde üzülüyo' yunuslar DP beatte size iyi uçuşlar Yanıyo' varoşlar giren harbi yavaşlar Pişman peşinize takılan arkadaşlar
Müzik
Okuma günlüğü okuduğunuz kitaplarla ilgili sorular içeren bir anket defteri..mükemmel bir hediyeydi benim için.Eğer sizde kitaplardan hoşlanıyorsanız mutlaka bakın derim :)
Günümüzün gizli Raskolnikov'ları
Dosto'nun Suç ve Ceza'sını lisede özetinden okuyup geçtiyseniz ya da aman canım, adam bir tefeci kadını baltaladı, sonra da vicdan azabı çekti işte diye kodladıysanız, bugün arkkanıza yaslanıp etrafınıza bir bakın derim. Çünkü 19. yüzyılın kasvetli Petersburg sokaklarında dolaşan o Raskolnikov dediğimiz bunalımlı çocuk, şu an tam olarak aramızda yaşıyor. Hatta muhtemelen 1K'da ya da X’te takılıyor. ​Düşün; Raskolnikov ne diyordu? "Dünyada iki tür insan vardır: Sıradanlar ve olağanüstüler. Olağanüstü olanlar, büyük amaçlar uğruna kuralları çiğneyebilir, hatta gerekirse kafaya balta bile indirebilir." Şimdi bu rasyonalizasyonu alıp günümüze getirelim. Bugün her köşe başında "kendi kurallarını kendin yaz, sürüden ayrıl, basarıya giden yolda her şey mübahtır" diye bağıran motivasyon videoları, aslında Raskolnikov'un felsefesinin modern, jöleli versiyonu değil de ne? Bugünün Raskolnihov'u eline balta almıyor belki ama "büyük vizyonerim, şirket büyüteceğim " diyerek stajyerlerin hakkını gasp ediyor, "algoritmayı çözdüm, ben üstün zekayım" kibiriyle sosyal medyada insanların üzerine basıp geçiyor. Herkes kendini sistemin üzerinde, herkes kendini seçilmiş kişi sanıyor. Ortam tam bir Raskolnikovlar Kulübü'ne dönmüş durumda. ​Ama işin eğlenceli ve trajik kısmı cinayetten sonra başlıyor. Bizimki kadını indiriyor ama sonra ne parayı yiyebiliyor ne de rahat bir uyku çekebiliyor. Ateşler içinde yatıp, kapı her çalındığında kalbi ağzına geliyor. Yani teoride nen süpermenim diyen adam, pratikte vicdan denilen o eski usul yazılıma yenik düşüyor. İşte günümüz insanının çelişkisi de tam burada patlak veriyor. Sabah kahvesini yudumlarken "ben acımasız bir profesyonelim, duygulara yer yok" diye stori atan modern birey, gece yatağa yattığında ufacık bir haksızlığın suçluluk duygusundan ya
Edebiyat
Zalimi yenmek istiyorsan alim olmalısınn
Tüm eşyalar 99 esmanın farklı ağırlıklarından oluşmuşken insan, hayvan, bitki, hava, ateş, toprak vs. kalmıyor. Hepsi madde ve hepsinde bir bilinç var. Enerji ya da bilgi denilen. Bu bakış açısıyla hayata bakmak Dünyadayken sanki uzaydan izlemek gibi. O kadar saçmalıklar var ki bazen bilsen de unutuyorsun. Yani insandan, çiçekten, bitkiden, harften vs. senle konuşan Yaratandan ayrı şeyler değil: bütünün bir parçası. Tek insan ve yaratılanların aynı anda yaratıldığı söyleniyor: Dünyaya geliş farklı olsa da esas yaratım aynı anda. O yüzden gelenek ve görecekler de put gibi. (: Eskiden bedendeki hücreler gibi olduğumuzu da düşünürdüm. Onlar da ayrı ayrı olsa da vücut için çalışıyor. Bazıları organ, doku vs. olsa da esas hücreden oluşuyor. Hiçbirinin diğerinden o kadar üstünlüğü yok. Bugün eksik olan tek bir mineral veya vitamin bile vücutta nelere yol açıyor? Ayak ağrısı vücudun tüm akışını etkiliyor ve siz "Elime yetişmeyen ağrı kırk yıl yaşasın." demiyorsunuz. Önemsiz görünen idrar ve dışkı dahi hayati önem taşıyor, onları taşıyan organlar var. Ve olmadıkların da ne oluyor, WC' ye çıkamadığınızı düşünün? Bugün hayatta da önemsiz, kötü ya da berbat gördüğümüz şeyler çok önemli. Ve onlara da ihtiyaç var. Çünkü bütünün parçası ve hiçbir parça boş yere ya da faydasız yaratılmamış. Kulakta salyangoz var, kristaller var, bağırsaklar yılan gibi, omurga şekli de yandan yılana benziyor, eller ağaç gibi, hücreler tekken ikiye bölünüyor, gözler biraz derinde ve inci gibi saklanıyor... Ne varsa alemde hepsi ademde boşuna denmemiş. Her şeyin bilinci olduğu için her şeyde bütüne ait parçalar mevcut. Her şey canlı aslında. Sadece konuşamıyorlar diye ya da biz duyamıyoruz diye cansız muamelesi yapmamız çok saçmaydı. O yüzden çoğu dinciyi anlamıyorum: dinle cansız diye
Din