Odaya yasi ve yuzu belirsiz bir adam girdi. Ne guzel, ne cirkin, ne buyuk, ne kucuk, ne sarisin, ne esmerdi bu adam. Tabiat ona ne iyi, ne kotu, goze carpan hicbir ozellik cermemisti. Geldigi yerde birsey degismez, gittigi yerden birsey eksilmezdi. Gorunusu gibi zekasinin da hicbir rengi, ozelligi, kisiligi yoktu. Cevresindekileri gordugu ve isittigi seylerle de eglendiremiyordu. Cunku baskalarinon gordugu ve isittigi bildigi seylerden baska birsey bilmiyordu. Boyle bir insan sevilir mi, sever mi, nefret eder mi, aci ceker mi? Herhalde sever de, nefret de eder, aci da ceker; cunku hickimse bunlarsizz edemez. Fakat nasil oluyorda bu adam herkesi sevmenin kolayini buluyor? Boyleleri insanda bir tur dusmanlik ce oc alma duygulari uyandirir. Onlara ne kotuluk etseniz gene gelir size sokulurlar. Ama su da var ki, duyduklari sevgiyi sicak soguk diye olcmeye kalkarsaniz, bunlarinki hicbir zaman ortayi asmaz. Herkesi sevdikleri icin iyi insan sayilirlar; oysa kimseyi sevmezler, ve kotu olmadiklari ocin iyidirler.