Puan vermedi·112 syf.··
2026 44. kitabı
Doğru oturup doğru konuşalım. Popüler kültür kurbanı olmuş şiirler veya şiir kitaplarından biri. Çok çok az güzel şiir okudum kitap içinde. Geri kalanlar için güzel demeyi geçiyorum, 'saçmasapan ne bu böyle' diyeceğim yazılar, şiirler değil. Her yazıyı şiir diye kabul etmemek, basmamak lazım.
Göğe Bakma DurağıTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 202638,9bin okunma
6/10
·191 syf.··
2026 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 10:46
Sardalye Sokağı, John Steinbeck 192 Sayfa, Sel Yayıncılık Sardalye Sokağı’nda yaşayan her bir birey kendine özgüdür. Ortak tek yönleri ise yaşam zorluğu çekmeleri, kazançlarını kolay kazanmamalarıdır. 1930lu yılların Amerika’sında konserveciliğin çok yaygın olduğu bir dönemi bir sokak üzerinden anlatır yazar bizlere. Direk ekonomiden, sosyal hayattan moda mod bahsetmez. Bize bunları karakterler üzerinden anlatmaya çalışır. Türlü meslek grupları peydah olmuştur bu sokakta. Sanatçılar, bilimle uğraşmaya çalışanlar, işçiler, fahişeler ve pek tabii aylak takımları da yer alır. Özellikle Mack ve tayfası üzerinden sokağı ve dönemin portresini bize çizmeye çalışır yazar. İyi niyet taşlarıyla döşenmiş yolların bazen iyiye çıkamayabileceğini göstermeye çalışmıştır. Alışılmışın dışında bir roman kaleme almış John Steinbeck. Roman kategorisinde görünse de farklı bir tür gibi. Sanki deneme ya da öykü okuyormuşuz gibi. Rahat okunan bir kitap. Her bölümde farklı bir karakteri tanıyoruz ve Sardalye Sokağı’na daha yakından bakma fırsatı yakalıyoruz. Hani bir bütünlük ararsanız tümünde kitabın, bulmakta zorlanabilirsiniz. Bütünden ziyade parçalara bakmayı tercih etmek kitaptan alacağınız keyifi artıracaktır diye düşünüyorum. Benim beklediğim gibi bir okuma deneyimi oluşmadı. Bunun sebebi yazarın birbirinden güzel dört romanını okumuş olmamdan kaynaklanıyor. Gölgesinde kaldı bu kitap ne yazık ki. Büyük beklentilerle başlamamak lazım hiçbir kitaba. Bunu da tekrar deneyimlemiş oldum diyebilirim. Okuma grubumuzla okuduğumuz sezonun son kitabıydı. Toplantısına katılmamış olsam da tatlı grup arkadaşlarım güzel kıyafet kombinleri ve yorumlarıyla hakkını vermişler kesinlikle. Kuşlar öyle söyledi :) Meraklılarına keyifli okumalar dilerim efendim. Sevgiler #alıntı ”Erkekler bir kadının
Edebiyat
Sardalye SokağıJohn Steinbeck · Sel Yayıncılık · 20174,163 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Yine Şeyma Demir kalemine hayran kaldım :)
Puan vermedi·432 syf.··
Beğendi
·
2026 42. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:56
Muhteşem bir kitap... Muhteşem bir yazar... Muhteşem bir aşk... Muhteşem bir hikaye... Gerçekten çook ama çoook beğendim. Asi ve Mavi gibi bir dram eseri değil. Her bir duygu var , Efsane bir kitap. Yani yukarıdaki 4 satır ile bence herşeyi anlattım :) Çok konuşmaya gerek yok! Teşekkürler Şeyma Demir Okuduğunuz için TEŞEKKÜRLER
Bana Öyle BakmaŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2020499 okunma
6/10
·96 syf.·
2026 15. kitabı
Merhabalar, Kitaba şimdiye kadar inceleme yazılmamış. Bunu bir haksızlık olarak gördüğüm için hemen kalemi elime aldım. Türk öykücülerinden hikayeler dinlemeyi sevenlerin tercihi olabilecek bir kitap. Bilindik bir yazar değil kendisi, kitap şans eseri elime geçti. Yazarımız Saint-Joseph Lisesinden (dikkat edelim, buraya daha sonra döneceğim) mezun olduktan sonra branş olarak Uluslararası İlişkiler okumuş. İthaki tarafından basılan 2 öykü kitabı var. Bu kitabımız ilk öykü kitabı ve kendisine 2008 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü kazandırmış. Kitap ödülün hakkını fazlasıyla veriyor. Uzun yıllardır Türk öykücülüğüne ayrı ilgisi bulunan birisi olarak, yazarımızın ilk kitap için çok iyi bir iş çıkardığını düşünüyorum. Kitapta 6 tane hikaye var: 1-Tünel 2-Önce Anılar ve Çocuklar 3-Uzaktaki Işıklar 4-Rüyalarının Kızı 5-Şeffaf 6-Sula Bu öykülerin hiçbiri aydınlık öykülerden değil. Ama böyle dediysem sanmayın ki sömürü ve ajitasyonla çok satsın diye sündürülen karanlık öyküleri kastediyorum. Tam aksine, karanlığı, olduğu haliyle, eksiltmeden, çoğaltmadan harika bir sadelik, doğallık ile ve tam bir erkek gözüyle, erkek penceresinden yazmış. Kitapta beni en çok etkileyen bu oldu sanırım. Abartı olan hiçbir şey yok. Ama o sadelikle yeri geldiğinde içinizi deşmeyi, yeri geldiğinde sizi merakta bırakmayı, kafanıza yeni sorular sokmayı büyük bir olağanlıkla başarıyor. Erkek gözüyle bakma kısmında da şöyle diyebilirim ki bırakabildiği kadarıyla bırakmış egosunu bir köşeye, en anladığı duyguları ve düşünceleri, en anladığı şekilde, olduğu haliyle anlatmaya çalışmış. Birçok erkek yazarda gördüğümüz erkek egosu kokan ve "erkek güçlüdür, yıkılmaz, bir yolunu bulur, yıkılsa da doğrulur ve kalkar" fikrini destekleyen yanlı yazıma bu kitapta hiç rastlamadım. Bir daha tekrarlayacağım ki bu
Rüyalarının KızıBurak Evren · İthaki Yayınları · 202315 okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2026 1. kitabı
Francis Bacon’ın "Yeni Atlantis" (New Atlantis) eseri, hem felsefe tarihi hem de bilim kurgu/ütopya edebiyatı için tam bir dönüm noktasıdır. Kitabın adı zaten doğrudan Platon’a (Eflatun) bir naziredir. Platon, Timaios ve Kritias diyaloglarında Atlantis adında, lüks ve kibir yüzünden tanrılar tarafından cezalandırılıp sulara gömülen muazzam bir uygarlıktan bahseder. ​Bacon bu esere "Yeni Atlantis" diyerek Platon’a şu mesajı gönderir: ​"Senin Atlantis’in gücünü, zenginliğini ve bilgisini kibre, savaşa ve sömürgeciliğe alet ettiği için helak oldu. Benim 'Yeni Atlantis'im ise bilgiyi Allah korkusuyla ve insanlığın hizmetinde kullandığı için ayakta kalacak." *** Roman, Peru’dan yola çıkan bir geminin Pasifik Okyanusu’nda kaybolmasıyla başlar. Azıkları tükenen, hastalıktan kırılan ve ölümün eşiğine gelen mürettebat, kendilerini haritalarda hiç görünmeyen gizemli bir adanın açıklarında bulur. ​Gemicilerin ulaştığı adanın adı Bensalem’dir. Bu isim rastgele seçilmemiş, İbranice iki kelimenin birleşiminden oluşturulmuştur: ​Ben: "Oğul" anlamına gelir. ​Salem (Şalem/Selam): "Barış" veya "Kudüs" (Yeruşalim) anlamına gelir. ​Yani Bensalem, kelime anlamıyla "Barışın Oğlu" veya "Yeni Kudüs" demektir. *** Gemiciler adaya yanaşmak istediklerinde, diğer klasik ütopyaların aksine vahşi bir dirençle karşılaşmazlar. Aksine, son derece organize, temiz, dindar ve yardımsever bir halkla karşılaşırlar. Kendilerine hemen ilaç, yiyecek ve kalacak yer (Yabancılar Evi) sağlanır. ​Bacon burada okuyucuya ilk mesajını verir: İdeal bir toplum, yabancıya korkuyla değil, kurumsallaşmış bir merhamet ve düzenle yaklaşır. *** Adanın kalbinde olan bilim merkezine Süleyman Evi (Solomon's House) denir. Kitapta adanın eski krallarından Solamona’nın bu merkezi kurduğu ve buraya İsrail Kralı Hz.
Yeni AtlantisFrancis Bacon · Maya Kitap · 20243,403 okunma
6/10
·352 syf.·
2026 104. kitabı
Çilekli Pancake Evi – Laurie Gilmore Selamlar! Normalde Dream Harbor serisinin atmosferini ne kadar sevdiğimi bilirsiniz ama Çilekli Pancake Evi beni öyle kurgusal mantıksızlıklara sürükledi ki, dürüstlüğümden ödün vermeden buraya içimi dökmeye geldim. Kitap aslında 8 puanlık harika bir potansiyele sahipken, yazarın aceleciliği ve karakter tutarsızlıkları yüzünden benim için ciddi puan kaybetti. Kitapta, annesini kaybettikten sonra varlığından habersiz olduğu kızı Olive ile birlikte yeni bir düzene alışmaya çalışan Archie ve bakıcılık yapmaya başlayan Iris'in hikâyesini okuyoruz. Küçük kasaba atmosferi ve karakterlerin olgun tavırları ilk başta beni fazlasıyla içine çekmişti. Ama gelelim beni en çok rahatsız eden noktalara… Olive'in annesi yeni ölmüş. Başlarda haklı olarak mesafeli, sessiz ve babasına karşı çekingen davranıyor. Tam "işte şimdi güzel bir baba-kız ilişkisi okuyacağım" derken Iris araya giriyor ve bütün o psikolojik süreç birkaç bölüm içinde çözülüp geçiliyor. Oysa böyle bir bağın yavaş yavaş kurulmasını, Archie'nin kendi çabasıyla kızına yaklaşmasını okumayı çok isterdim. Bana göre yazar, baba-kız ilişkisini derinleştirmek yerine yükü tamamen Iris'in üzerine bırakmış. Bir diğer problem ise Iris'in karakteriydi. Kitap boyunca bize daha rahat ilişkiler yaşayan biri olarak tanıtılıyor ama Archie'nin hayatına girdikten sonra bu tarafı sanki hiç yokmuş gibi davranılıyor. Karakterin değişimini ya da içsel sorgulamasını görmediğimiz için bu durum bana biraz havada kaldı. Bir de Archie ile Iris arasındaki ilk yakınlaşma sahneleri… Aralarındaki çekim çok güzel kurulmuş olmasına rağmen o sahneler bana duygudan uzak, sanki sadece o gerilimi çözmek için yazılmış gibi hissettirdi. İkisi arasındaki bağı hissetmek yerine "bir an önce bu çekimi tüketsinler" hissi
1000Kitap
Çilekli Pankek EviLaurie Gilmore · Juno Kitap · 202659 okunma