İnsanları tanımaya, onların hayatlarına girmeye, her birisinin istekleri, ihtiyaçları, zevkleri vesaire dışarıdan bakıldığında aynı dursa da, her bir bireyde bu aynıların oluşması için ne farklılıkların yaşanması gerektiğini gördükçe eskiden olduğu gibi genel değil daha çok bireysel bir göz ile bakmaya başlıyorum dünyaya.
Onların hayatlarında iz bırakmak, var olduğumu hissetmek hem hoşuma gidiyor hem de korkutuyor beni. Varlığımın bir gün son bulacağı gerçeği beni için için titretirken, diğer yandan ise rahatlatıyor. Zira hissetmeye devam ettiğim ve ettiğimiz sürece giderek yoruluyoruz fark etmesek de.