Bir roman kahramanını seçebilir insan. Çünkü yaşadığımız hayatı yetersiz ve kuru buluyoruz. Öyle olunca örnek diye çevremizden birini seçmek işimize gelmez. Ama çok çok okumalısın ki, örneğini yanılmadan seçebilesin. Tabii kısa bir süre sonra roman kahramanlarını örnek almaktan kendiliğinden vazgeçeceksin.
İnsanın her sevdiği kitapta kendini bulması doğaldır. Yoksa kitapları bu kadar sevmezdik. Ama dikkatli olmalısın. Çok da kendini vermemelisin öyle. Sen ancak kendinsin, başkası değil.
Kitabı okuduktan sonra kendisinde Oblomovluk belirtileri arıyor insan. Aslında her birimiz Oblomov doğuyoruz; sadece bazılarımız bundan kurtulabiliyoruz.
Oblomov hayatını çalışmak, harekete geçmek ve atılmakla değil; bilinçli bir uyku, uyuşukluk haliyle geçirdi. El bebek gül bebek büyütülmüş, yaşamı altın tepside sunulmuş, çorabını bile kendisi giymeyen bir karakter.
Onu ne dostluk ne de aşk tamamen çekip kurtarabildi bu miskinlikten. Onlarca karar alıp hiçbirini uygulamaya koyamamakla ziyan etti yaşamını. İşte bu yüzden ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma! Biraz Oblomovluk'tan bir şey gelmez ama fazlası zarar!