balahenk

balahenk
@balahenk
Kitap bir limandı benim için. Kitaplarda yaşadım. Ve kitaptaki insanları sokaktakilerden daha çok sevdim.
Matematik Öğretmeni
Yüksek Lisans
12 Ağustos
214 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Sıfır Noktası Neresidir?
Puan vermedi·112 syf.··
2022 11. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2022 01:49
Kitabı elime aldığımda "Sıfır noktası ile ne anlatmak istedi acaba yazar?" diye düşünmüştüm. Arka kapağı incelediğimde şöyle bir ifade geçiyordu: "Dünyanın herhangi bir köşesinde herhangi bir kadın sıfır noktasında kıskıvrak bekliyor. Umutsuz, çaresiz, ölümle yaşam arasındaki sınırda." En dibi görmüş, ordan kurtulmayı dileyen çok sayıda kadın olduğu gerçeği yüzümüze çarpıyor. Sıfır noktası tam yerinde bir tarif. Bazı toplumlarda, bakış açılarında, düşünce yapılarında kadının sadece adı var hâlâ ne yazık ki... Kadının düşünemediği, söz sahibi olamadığı, üretemediği yerlerde ataerkil düzenin ne denli yobazlaştığını görebilmek mümkün. Firdevs'in de böyle bir düzen içerisinde tüm duygularının teker teker, ustalıkla elinden alındığını; sokaklarda yürürken hayattan hiçbir beklentisinin kalmadığını okuyorsunuz. Şu sözler daha iyi açıklayabilir Firdevs'in o halini: "Hiçbir şey umut etmeyecektir artık, hiçbir şey arzulamayacaktır. Hiçbir şeyden korkmayacaktır, çünkü onu incitebilecek her şeyi zaten yaşamıştır." Her türlü ahlâksızlığı yapıp, üstelik bir de bunu dini kaidelere dayandırıp namus kelimesini sadece kadınlara yükleyen zihniyetlere tahammül edemeyerek bitiriyorsunuz kitabı. Dayak yiyen, tacize ve tecavüze uğrayan, eğitim hakkı elinden alınan, değer verilmeyen, yok sayılan, sevgisiz davranılan, hatta yeri geldiğinde yediği lokmalar fazlalık sayılan kadınlar suçluydu da bu hale getirenler masum muydu? Birkaç dönüm noktasında elinden tutulabilseydi sonu daha farklı olabilirdi belki de Firdevs'in. Bir kitabı değil bir hayatı okuduğunu bilmek etkiliyor insanı. Benim etkilendiğim ve unutmayacağım kitaplar arasında yerini aldı.
Edebiyat
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,5bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ya şimdi ya da hiçbir zaman !
Puan vermedi·632 syf.··
2022 9. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2022 23:39
Kitabı okuduktan sonra kendisinde Oblomovluk belirtileri arıyor insan. Aslında her birimiz Oblomov doğuyoruz; sadece bazılarımız bundan kurtulabiliyoruz. Oblomov hayatını çalışmak, harekete geçmek ve atılmakla değil; bilinçli bir uyku, uyuşukluk haliyle geçirdi. El bebek gül bebek büyütülmüş, yaşamı altın tepside sunulmuş, çorabını bile kendisi giymeyen bir karakter. Onu ne dostluk ne de aşk tamamen çekip kurtarabildi bu miskinlikten. Onlarca karar alıp hiçbirini uygulamaya koyamamakla ziyan etti yaşamını. İşte bu yüzden ya şimdi ya hiçbir zaman, unutma! Biraz Oblomovluk'tan bir şey gelmez ama fazlası zarar!
Edebiyat
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202150bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2022 8. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Temmuz 2022 12:45
Gerçekleşmesi kesin bir dilek hakkınız olsaydı ne dilerdiniz? İnsan en çok sahip olmayı istediğini ya da asla kaybetmek istemeyeceği şeyleri söyler muhtemelen. Peki bu dilek kabul olduğunda; gerçekleşmesinin mutluluğu istemenin hazzını geçebilir mi? Dorian Gray yakışıklılığıyla nam salan genç bir delikanlı. Yolu ressam Basil Hallward ile kesişir. Her görenin olduğu gibi ressamın da bu güzellik karşısında nutku tutulur ve onun bir portresini yapar. Dorian Gray kendi güzelliğini portrede görünce üzülür. Kendisinin zamanla yaşlanacağını ve bu tablonun ise güzelliğinden hiçbir şey eksilmeyeceğini düşünür. İçinden kendisinin hep genç kalmasını, yaşlanan ve çirkinleşenin bu tablo olmasını diler. Basil'in arkadaşı Lord Henry'nin etkisine giren Dorian Gray için güzellik, gençlik, şöhret artık olmazsa olmazdır. Bunlar için yapamayacağı şey yoktur. Bu da onu kendi sonuna adım adım yaklaştırır. Kaybetmeyeceğimizden emin olsak bazı şeyleri, bizde etkisi ne olurdu acaba? Değerlerimizden, kişiliğimizden ödün verir miydik? Sonsuz gençlik ve güzellik ile ruh takas edilebilir mi? Bir güzelliğe sahip olmanın farkındalığı bencilce ve şeytanca egoya, hazza dönüşür mü? Kitap üzerine düşünülecek sorularla baş başa bırakıyor okuru. Keyifli okumalar..
Edebiyat
Dorian Gray'in PortresiOscar Wilde · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202399,4bin okunma
Puan vermedi·556 syf.··
2022 7. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2022 09:39
"İşte size inanması zor bir hikâye. Ama doğru. Hem acı dolu, hem yorucu. On iki kişilik bir aile. Topraklarından atılırlar. Araba yok, sermaye yok. Hurda parçalardan bir araç yapıp içine neleri var, neleri yoksa yüklerler. Onu 66'nın çizgisinde Kaliforniya'ya sürerler. Yolun sonunda, vardıklarında çoğalmayı umarken eksilirler. Varmak, bir yere konmak hayat gayeleri haline gelir. Tek istedikleri kimseye yük olmadan yaşayıp gitmektir. Gittikleri yerde hor görülüp ezilirler. Türlü hakaretlere maruz kalırlar. Emekleri çiğnenir. Açlıkla sınanırlar. Aç insanların gözlerinde giderek büyüyen bir gazap oluşur. Ruhlarında yumru yumru gazap üzümleri oluşur, büyür, ağırlaşır ve bağbozumuna hazırlanır." Yaşar Kemal İnce Memed'de diyor ya hani; "İnsanın içindeki adalet duygusunu köreltirsek, insanın insana saygısı kalmaz. İnsanın insana itimadı, hürmeti kalmayınca da bir yerde insanlık çok şey kaybeder, hayat çirkinleşir." Gazap Üzümlerinde de bunu görmek oldukça mümkün. Büyük çiftlik sahipleri, işçi ailelerini ezdikçe eziyor, emeklerini sömürdükçe sömürüyorlar. İnsanlar evlerini, yurtlarını bırakıp göçe mecbur hale geliyorlar. Gitmek, yola çıkmak, bir yere varmak dertlerine derman olacak mı emin değiller. Tek bildikleri; kalırlarsa açlık kapıya dayanacak. Bu durumda da sonu meçhul de olsa gitmek cazipleşiyor. Kitapta Anne karakterinin önünde saygıyla eğilirim. Tüm olumsuz şartlara rağmen aileyi birarada tutma çabası takdire şayandı. Bağları sağlam olan ailelerin kökleri anneden beslenir bence. Tom... annesinin dayanağı. Kitabın sonunda ne yaptığını, ona ne olduğunu merak ettiğim karakter. Kitabın sonu demişken o da ayrı bir sarsıcı olay. Bundan sonra her üzüm yediğimde aklıma Kaliforniya'da yiyeceği üzümleri hayal ederek yola çıkan Dede gelecek. Etkisinde kalmamak mümkün değil
Edebiyat
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,8bin okunma
Puan vermedi·232 syf.··
2021 32. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2021 18:29
Kitabı okuduğumda bana hissettirdiği şey; net olarak boşa geçmiş bir ömrün varlığı... Giovanni Drogo Bastianni Kalesi'ne atanır. Kale ülkenin sınır ucundadır ve etrafı sessizlikle çevrilidir. Kalede şöyle bir düşünce kol gezer: "Kuzeyden Tatarlar saldıracak!" Giovanni bekler durur lakin kaleye yönelik senelerce herhangi bir tehdit yoktur. Ta ki bir gün Drogo'nun kapısını kalenin terzisi olan Prosdocimo çalar. Bir heyecanla der ki: "Geliyorlar geliyorlar, kuzeydeki yoldan! Tabur tabur geliyorlar." Acaba Drogo'nun uğruna gençliğini feda ettiği, her türlü zevkten kendini mahrum kıldığı bu bekleyiş nihayete erecek miydi? Dino Buzzati'den okuduğum ilk eserdi. Dilini ve kurgusunu beğendiğimi söylemeliyim. Sizlere de okumanızı öneririm. Diğer eserlerini de araştırıp okuma isteği uyandırdı bende. Keyifli okumalar.
Edebiyat
Tatar ÇölüDino Buzzati · İletişim Yayınevi · 201819,9bin okunma