6/10
·208 syf.··
2026 3. kitabı
Süt ve Bal’ı bitirdim. Açıkçası kitabın bu kadar sevilmesini şimdi daha iyi anlıyorum; bazı dizeler gerçekten insanın içine işliyor ve özellikle kadınlık, kırgınlık ve iyileşme üzerine söyledikleri uzun süre akılda kalıyor. Ama her şiir aynı etkiyi bırakmadı bende. Yer yer fazla basit ve tekrara düşen kısımlar olduğunu düşündüm. Yine de sanırım kitabın gücü edebi mükemmelliğinden çok, hissettirdiği samimiyette yatıyor. Bazen bir şiir kitabından çok birinin günlüğünü okuyormuşum gibi hissettim ve en çok da bu yönünü sevdim.
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
Puan vermedi·44 syf.·
2026 72. kitabı
Endonezya'nın 175 bin adasından biriymiş Bali. Kitapta mı hata var, seslendirmede mi bilemedim. Gerçekçi gelmeyince baktım, doğru sayı 17500-18000 civarı galiba. Çok da önemli değil ama şaşırtıcı. Bali kültürü hakkında detaylı ve hızlı anlatıma sahip bir kitap. Çocuklardan ziyade yetişkinler için daha güzel bence. Çok fazla bilgi var. Çocuklar için aşırı. Ayrıca kültür sorunu... Öncelikle kendi inanç ve kültürünü benimsememiş çocuklar için uygun değil kanaatimce. İçeriği çok zengin ama. Görselleri de öyledir muhtemelen. Sonunda Bali hakkında ayrıca bilgiler var. Hikâye hızlı aktığı için bu kısmın olması önemli bir detay. Bali'de çocuklara kaçıncı çocuk olduğuna göre sırayla 4 ad veriliyormuş. Beşinci çocuktan sonra sar başa. :) Çok garip. Çocuklar için önermiyorum ama yetişkinler için eğlenceli, kültürel anlamda çok zenginlik katacak bir kitap. Kurgusu ise şöyle; her gece bir oyuncağıyla uyuyan Bora o gece de maymununu seçer. Maymunu da onu memleketi Bali'ye götürür, Bali'yi gezdirir, ailesiyle tanıştırır. Kurgusal olarak da hoş. Gerçek mi değil mi siz karar verin, diyor. Kitabın sonunda Bali'de muz topluyorlar, sabah Bora'nın yatağında muz kabuğu buluyor annesi. :)
Biz Dünyayı Çok SevdikSenem Kurt · Tekir Kitap · 20193 okunma
Reklam
10/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2023 16. kitabı
·
36 saatte okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2023 14:50
Zatına hoşça bakabilmek evrene de hoşça bakabilmek demektir. Bir mikrokozmos olarak insan, kendi içsel bütünlüğünü sağlayabildiği ölçüde alemle uyumlu olmayı başarır. O halde uyanık oalım. Huş der dem. Aldığımız her nefesin farkında olarak temaşa edelim evreni. Nefes ayıklığı... İki nefes arasında, doğum ve ölüm arasında hep "an"da ve "huzur"da olmak: Tam bir bilinç ve bütünlük bali.
Kendine İyi BakM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20251,567 okunma
Açık Yaralar ve Dikiş İzleri
9/10
·512 syf.··
2026 4. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 19 Mayıs 2026 00:00
Beyzanın qələmini əvvəllər heç sevməzdim. Açıq danışım. Sosyal medya üzərində haqqında eşitdiklərim olsun, bəzi kütlələrin mənfi rəyləri olsun hamısı toplaşanda kitablarına da yansımıştı. Bilməm flan kurgusu ərgən tiplidi ya da başqa bir çox rəy. Hardasa 2022 2023 araları idi. İndi də var bunlar. O dönəm bu rəylərin təsiri ilə onu heç oxumamışdım. İstəməmişdimdə. Amma sonra, Onun Şeytanlarını oxumağa başladım. Sırasıyla Kül kelebeği, və digər kitablarını da. Ən çox Onun Şeytanlarını və Siyah Kuğunu sevdim. Siyah Kuğununda məndə fərqli bir yeri olduğu üçün sevirdim. Kalpkıran vardı o dönəm, çox sonradan anladım ki gerçək kalpkıran o deyilmiş. Yazdıqları beynim yandıracaq dərəcədə olurdu və çox vaxt oxuduğumu anlamırdım. Ama səhv etmirəmsə Siyah Kuğudan sonra anlamağa başladım qələmini. Sevmirdim və oxuyurdum düşüncəsi var idi. Yanılırdım, sevdiyim üçün oxuyurdum çünki sevməsəm ilk səhifədən ötəyə keçməz keçsəmdə yarım qoyardım. Beyza Aksoyun qələmini həqiqətən sevirəm. VƏ bu da bir qərar almağa gətirib çıxardı. Heç bir yazıçı haqqında nəyinki mənfi, müsbət yorumlara da baxmıram artıq. Çünki oxuyacaqlarıma təsir edir. Sevəcəmsə belə soyuyuram istər istəməz. Yəni bir oxuyucu olaraqda xoşum gəlmədisə belə durub o yazıçını pisləməkdənsə, ya da tövsiyə etmərəm demək yerinə "Mən oxudum bəyənmədim, şəxsi fikrimdi" deyib kənara çəkilmək lazımdı. Bu həm də o yazıçının əziyyətinə hörmət etməkdi. Day durub yarım saat eleştiri videosu çəkmək lazım deyil. Beyzanın 7 kitabını oxumuşam. Siyah evrenden bir Siyam qalıb. Birdə digər kitabı, beyaz evreni də bitirmişəm deyəsən tam xatırlamıram. Amma belə. Qalan kitablarını da oxuyacam. İndi isə Açık Yaralar Ve Dikiş İzlerini yorumlayaq. Kitaba iki dəfə başlayıb ikisində də ilk səhifədən ötəyə keçə bilməmişdim. Ama artıq buna bir son verib
Açık Yaralar ve Dikiş İzleriBeyza Aksoy · Epsilon Yayınevi · 20203,366 okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 14. kitabı
Biraz maruz bırakacağım demiştim. Konumuz Haşhaşiler… Hiç bilmeyen ve merak edenler için _Fedailerin Kalesi Alamut_ (Vladimir Bartol) ve Amin Maalouf’un _Semerkant_ kitabını öncelikli tavsiye ederim. Çünkü Ayşe Hoca’nın efsaneleri tartıştığı bu kitap, tarihi kaynaklarda yazanlar çerçevesinde aktarılsa da bilen bilir. Ben rivayetlere ve efsanelere bayılırım. Ama hayat efsanelerle şişirilmiş kahramanlık hikâyelerinden ibaret değil elbette. Ayakları yere basan, akıl-bali insanlar olarak olayların aslı astarını bilmek gerek. Hasan Sabbah, İsmaili tarikatının önemli liderlerinden biri. Abbasi halifesine karşı gelip, Peygamber soyundan gelen birinin imam olması gerektiğini savunan ve Abbasi eksenindeki Sünnîliğe savaş açmış biri. Haliyle Türkler Abbasiler aracılığıyla İslamiyeti kabul ettiği için Selçuklu ve Melikşah da radarında. Ama asıl rakip gördüğü kişi Selçuklu veziri Nizamülmülk. Bununla ilgili çok rivayet var. Aslında okul arkadaşı iken birbirlerine verdikleri sözü tutmamalarına dayanan bir rivayet var. Hatta Ömer Hayyam, Nizamülmülk ve Sabbah… Nizamülmülk’ün Sabbah’ı tehlikeli görüp ona savaş açtığını iddia edenler var. Bildiğimiz tek gerçek, düşman oldukları ve bu savaş uğruna Selçuklu’nun dağılma sürecine girdiği. Tabi enteresan bir tarikat, isim kökeni tartışmalı. Batılı kaynaklar, özellikle Marco Polo’nun Haçlılardan öğrendiği haliyle, afyon (haşhaş) içip sapkın işler yapan fedailerden oluştuğunu ve bu yüzden adının “Haşhaşi” olduğunu söylüyor. Bu kitap biraz aksini iddia etmekte… Yine Alamut Kalesi ve “cennet bahçeleri” iddiası var. Alamut çok korunaklı, yakınından ırmak akan bir kale. Fedailer suikastleri yaparken cennete erişeceklerini düşünüyor. Burada afyon etkisiyle sahte bir cennet mi vardı, yoksa cennete ulaşma bir metafor muydu? Efsanelere
1000k
HaşhaşilerAyşe Atıcı Arayancan · Yeditepe Yayınları · 202058 okunma
Kurbağalar aşkına
8/10
·152 syf.··
2026 39. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 16:02
Haruki Murakami Tanrı’nın bütün çocukları dans eder Çeviri: Ali Volkan Erdemir Murakami’nin ilk kez kısa öykülerini okudum ve şunu söyleyebilirim ki; beklediğimden daha iyi nir deneyim oldu. İlk basımı 2000 olan bu kitap yakın bir zamanda Türkçe olarak basıldı ve yazarı özellikle takip ettiğim için hızlıca alıp okumak istedim. İş yoğunluğu sebebi ile beklediğimden daha geç bitti ne yazık ki ama her biri o bilindik hissi veren 6 öykü okumuş oldum. Murakami’nin yazım tarzını seviyorum, evet beni ve hayal gücümü zorlayan ve yer geldiğinde fazla cesur sahneler oluşturan bir yazar. Ama okuması da bir o kadar kolay. Genellikle yüzde hafif bir tebessüm bıraktığını söyleyebilirim. Ancak benim için Murakami’nin en özel yanı ondan fazlasıyla çok film, kitap, müzisyen öğrenebilmem. Bence bir yazar eğer kitaplarına bu bahsettiğim şeyleri ekliyorsa zaten benim için o kitabı okumak gerçekten keyifli bir deneyin haline dönüşüyor. Murakami kitaplarında da bir şöför aniden Jazz dinlemeye başlayabiliyor ya da okuduğunuz sahne bildiğiniz bir filme, kitaba gönderme yapabiliyor. Kesinlikle yazarın verdiği bu tanıdıklaştırma ve aşağılamadan öğretme hissiyatı yüksek egolu edebiyat dünyasında bulunmaz bir nimet gibi geliyor bana. Bu kitapta bulunan 6 öykü birbirlerinden farklı öyküler olsa da hepsi 1995 Kobe depremini merkez alarak etrafında dönüyorlar. Kitabı okumayı düşünüyorsanız, çevirmenin önsözünü mutlaka okuyun çünkü aslında size anlayışınızı kolaylaştıracak İpuçları sunuyor. Öyküler klasik murakami tarzında hafif içerisine masalsı gerçeklik katılmış bir şekilde oluşturulmuş ve sonları yine yazarın kullanmayı çok sevdiği şekilde ucu açık şekillerde bitiyor. Benim için genellikle öykülerin tamamı mutlu bitti çünkü Murakami öykülerinde genellikle sanki yazar benim mutlu bir şekilde
Tanrı'nın Bütün Çocukları Dans EderHaruki Murakami · Doğan Kitap · 2026160 okunma
Reklam
Reklam