Utku Balkan Ağadangil

Utku Balkan Ağadangil
@balkanutku
"İnsan da bir karmaşık sayı mıdır?"
Karmaşık sayıyı oluşturan gerçel ve sanal kısımlar insandaki beden ve ruh ilişkisini bize çağrıştırmaktadır. İnsan yalnız gözle görülen bedenden oluşmamaktadır. Onun gözle göremediğimiz ancak varlığını bildiğimiz bir ruhu vardır... Sözün kısası, insana düşen reel ve sanal kısımlarını dengede tutmak, yani ruh-beden bütünlüğünü hiçe saymadan yaşamaktır.
Sayfa 70·Kitabı okudu
Alıntı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Pınar Kür
Beni onunla tanıştıran, sınıfsal tespitler yaptığı, aynı zamanda İlk romanı olan 'Yarın Yarın' da (1976- Bilgi yayınevi) bir 12 Mart romanı olarak tanımlanagelse ve örtük olarak dönemin devrimci mücadelesinin çıkmazını sergileyip eleştirsede, aslında aynı dönem İstanbul'unun biri zeki ve iyi eğitimli, aydın bir anne babanın kızı Seyda ile diğeri ise yoksul ve tutucu bir çevreden gelip vücudunu satarak dayatılan sistemde var olmaya çalışan Aysel'i; ama her ikisi de sevgisiz zengin bir kocayla birleşen bir hayata sahip iki kadını işler. Seyda için bu durum hoşnutsuzluk, Aysel içinse başarı anlamı taşır. Her ikisi de metalaşmış kadınlık durumunun örneğidir.
Edebiyat
Benim için 19 Mayıs'ta doğmuştur deyiniz!" İyiki doğdun Mustafa Kemal! Bin yaşa Mustafa Kemal! Fotoğraf: Necdet Sakaoğlu / Atatürk ve İstanbul @ibb_kultur
Duygu ve Düşünce
Güneşi İçenlerin Türküsü 101 Yaşında! Bu bir türkü: toprak çanaklarda güneşi içenlerin türküsü! Bu bir örgü: Alev bir saç örgüsü! Kıvranıyor; Kanlı, kızıl bir meşale gibi yanıyor esmer alınlarında bakır ayakları çıplak kahramanların! Ben de gördüm o kahramanları, bende sardım o örgüyü, ben de onlarla güneşe giden köprüden geçtim! Ben de içtim toprak çanaklarda güneşi. Ben de söyledim o türküyü! İşte: şu güneşten düşen ateşte milyonlarca kırmızı yürek yanıyor! Sen de çıkar göğsünün kafesinden yüreğini; şu güneşten düşen ateşe fırlat; yüreğini yüreklerimizin yanına at! Akın var güneşe akın! Güneşi zaaptedeceğiz güneşin zaptı yakın! Nâzım Hikmet / 1924 Fotoğraf hürriyetine kavuştuğu gece Vâ-Nû'nun evinde çekilmiştir. Elektrikler kesiktir. Nâzım Hikmet o sırada kendi şiirlerini okumaktadır.
Alıntı
Liancourt Dükü, Paris'te ki olayların haberini ulaştırmak için atının ağzından köpükler saça saça Versailles 'a koşar. Kralın uyumakta olduğu söylenir kendisine. Hemen uyandırılmasını ister, nihayet odasına girer ve haberi verir: "Bastille zapt olundu! Vali öldürüldü! Başı bir mızrağın ucunda şehri dolaşıyor!" "Fakat bu bir isyan," diye kekeler kral dehşet içinde. Felaketin habercisi onu düzeltir: "Hayır, bu bir devrim."
Alıntı