"Deli Dumrul'un, kuru bir çay üzerine kurduğu köprüden geçenden otuz ak-ça, geçmeyenden döve döve kırk akça alması, büyük bir haksızlık olarak görülmektedir. Hikâyede, bu haksızlığın karşısına kul gücüyle yenilemeyecek amansız bir Tanrısal güç çıkmaktadır...Haksız yere, büyüklük taslayarak insanın insanı sömürmesi, Türk düşünce düzeninin kesin olarak karşı olduğu bir anlayıştır. Deli Dumrul'un düşünce kuruluşu, bu yaşam gerçeğini temel almaktadır"