'İnsanlığı sevmek' derken buradaki insanlık sözcüğünden kişinin gönlünde kendisi için yarattığı, bu nedenle gerçekte hiçbir zaman olamayacak insanlığı anlamalıyız. Başka bir deyimle, yalnızca kendisini yarattı, öyleyse yalnızca kendisi sever.
Kişinin duygularının iyisi de kötüsü de içinde oldukları sürece sözcüklerde olduğundan çok daha güçlüdürler. Sözcüklere döküldüklerinde bir gülünçleşiyor, bayağılaşıyorlar. Versilov, bir gün bu durumun ahlaksız kişilerde bütünüyle tersi olduğunu söylemişti. Öyleleri yalnızca yalan söylerler, bunun için de rahattırlar. Oysa ben gerçekleri yazmaya çabalıyorum. Bu da korkunç güç oluyor!