Fulya Yiğit

Fulya Yiğit
@bananemi
Gülme sırası demişken, Türkiye'de 12 Eylül'ün hemen ardından sendikacılar ve işçi liderleri tutuklanırken bir patronun kurduğu cümleyi de hatırlamadan geçmeyelim: "Yirmi yıl işçiler güldü, biz ağladık, şimdi gülme sırası bizde."
Sayfa 121·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eskiden cehalet parmakla işaret edilebilir, cezalandırılabilir, hiçbir şekilde bir gerekçe ya da özür olamayacağı savunulabilirdi. Mütevazı kökenliler cahil olmakla böbürlenemez, güçlülerin eften püften bir konuda boş bulunmaktan ödleri kopardı. Bir hükümet temsilcisi peşin peşin kızarır,hata yapmamak için dikkat kesilirdi. Bugün kompleks falan kalmadı: Cehalet kabul görüyor, yaygın, bir sahicilik göstergesi. Günün sersemleri "Cahiliz ve öyle olmaktan gururluyuz !" diye haykırıyor.
Sayfa 69·Kitabı okudu
Bir gün Saint‐Simon her zaman yaptığı gibi kral naibine sefahat hayatı yüzünden sitem eder. Beriki sinirlenir ve ona der ki: "Siz de Tanrı gibi değişmez ve fena halde inadım inatsınız."
Sayfa 60·Kitabı okudu
İyi olan ne varsa ölüyor, çünkü zamanın akışı iyinin karşısında.
Sayfa 16·Kitabı okudu
Montaigne, kitap 3 bölüm 5: Bu denli doğal, gerekli ve doğru olan cinsel eylem, insanlara ne kötülük etti ki kimse yüzü kızarmaksızın ondan söz edemiyor? Hiç sıkılmadan öldürmek, çalmak, aldatmak diyebiliyoruz da neden ona geldimi sözcükleri ağzımızın içinde mırıldanıyoruz? Yoksa onun sözünü ağzımızda ne kadar az harcarsak düşüncesini kafamızda o kadar büyütmeye hak mı kazaniyoruz?
Sayfa 71·Kitabı okudu