Bin Dokuz Yüz Seksen Dört, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosudur. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni...
Ve yine keşke daha önce okusaydım dediğim bir kitap daha. Aslında ne kadar okumaya gayret göstersekte her seferinde "keşke daha önce okusaydım" dediğimiz onlarca kitap olacaktır. Elden bir şey gelmez tek yapmamız gereken biraz geç biraz erken okumaya devam etmek. Kitabı okumaya başlayınca Komünistlerin ve Devrimci insanların farklı versiyonu çıkıyor sizin karşınıza. İnsanları kölelikten kurtarıp, başka bir köleliğe hapsetmek Komünizm, Sosyalizm bu mudur, demekten alıkoyamıyorsunuz kendizi. Ayrıca siyasi partilerin devleti yönetenlerin iç dünyasının nasıl olduğunu daha iyi anlıyorsunuz.En önemlisi kitabın uzun yıllar önce yazılmış olmasına rağmen günümüzde hala okunuyor olması yazarın yazdıklarının günümüzde devam ediyor olmasıdır. Kitapta insanlar üzerinde kullanılan "Geçmişi denetim altında tutan, geleceği de denetim altında tutar; şimdiyi denetim altında tutan, geçmişi de denetim altında tutar." yöntemi sanki günümüz dünyasının yöneticileri tarafından çok iyi öğrenilmiş ve uygulanıyor. Okuduktan sonra bireyselliğin ve özgürlüğün önemini daha iyi anlayacaksınız. Sahi iki kere iki kaç eder?