Asena Özgen

Asena Özgen
@barbarakistler
Kocaeli/İstanbul
Trabzon, 1 Mayıs
16 okur puanı
Eylül 2018 tarihinde katıldı
“Kendimizden kurtulamadığımız zaman, kendimizi yiyip bitirmenin tadını çıkarırız. Belirgin lânetleri telafi eden Gölgeler Prensi'ni istediğimiz kadar yardıma çağıralım: Hastalık olmadan hastayızdır ve zaafımız olmadan cehennemliğizdir. Melankoli egoizmin düş halidir: Kendinin dışında artık hiçbir nesne, hiçbir sevgi ya da nefret sebebi yoktur; durgun çirkefe aynı şekilde düşüş, cehennemsiz bir lânetlinin o aynı ters dönüşü, telef olma ateşinin o aynı tekrarları vardır. Hüzün derme çatma bir çerçeveyle yetinir; melankoliye ise, asık suratlı ve buharlı lütfunu, sınırları belirsiz olan ve iyileşmekten korktuğu için dağılmasına ve dalgalanmasına bir sınır konmasından çekinen derdini saçmak için bir mekân sefahati, bir sonsuzluk manzarası gerekir. İzzetinefsin en tuhaf çiçeği olan melankoli, kendi usaresini ve bütün zayıflıklarının diriliğini türettiği zehirlerin ortasında serpilip gelişir. Kendini yozlaştıranla beslenerek, kulağa hoş gelen isminin ardında, Mağlubiyet'in Kibri'ni ve Kendine Acıma'yı gizler...”
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
“ bir müzisyeni zeki diye adlandırmak onu karalamaktır. Bu san onu ufaltır, kör bir tanrı gıbi irticalen evrenler yarattığı o baygın kozmogonide bu sanın hükmü de yoktur. Yeteneğinin, dehasının bilincinde olsaydı, gururdan çökerdi; ama bundan sorumlu değildir; vahiy içinde doğmuştur, kendini anlayamaz. Onu yorumlamak kısırların işidir: O eleştirmen değildir, tıpkı Tanrı'nın ilâhiyatçı olmaması gibi.
"Bana belirgin bir arzu verin ve dünyayı alt üst edeyim. Her sabah bana diriliş komedisini ve her akşam mezara giriş komedisini oynatan, ikisi arasında da cansıkıntısı kefeninin azabından başka hiçbir şey yaşatmayan o fiiliyat utancından kurtarın beni... İstemeyi düşlüyorum - ve her istediğim bana paha biçilmez geliyor. Melankoli tarafından kemirilen bir vandal gibi, bensiz ben, hedefsiz yol alıyorum, bilmem hangi köşeye doğru... terk edilmiş bir tanrı, kendisi de tanrıtanımaz olan bir tanrı keşfetmek ve onun son şüphelerinin ve son mucizelerinin gölgesinde uykuya dalmak için."
Sayfa 111
Onların varlıklarında bir benzerlik, bütün duygularında göze çarpan bir aynılık vardı. Bu ise ruhların kendiliğinden, ezeli bir tanışıklığı demek değil miydi? İşte beni korkutan taraf burasıydı. Bir ayak evvel Fikret'in tamamıyla sağlığına kavuşmasını Cenabıhak'tan niyaz ediyordum. Lakin heyhat!.. Bu zavallı kızın hayatını tehdit eden hastalığın, en nazik bir uzvu üzerinde hükümran olması bana geleceğinin vahim olacağını hissettirmekteydi.
Sayfa 9
Aslına bakarsanız bu didişmede, bu kan ter içinde süren amansız koşuda Kenan benden daha şanslı. Çünkü o, kendi yolunun doğru olduğuna inanıyor. İnanmak insanı mutlu eder. Ben ise kendi yolumun doğru değil, zorunlu olduğunu biliyorum. Zorunluluk insana sıkıntı verir. İşte o zaman da ortaya benim gibi tepeden tırnağa mantık, tepeden tırnağa irade, sıkıcı bir adam çıkar.
Sayfa 370