O kendi yolunun doğru olduğuna inanıyor. İnanmak insanı mutlu eder. Ben ise kendi yolumun doğru değil, zorunlu olduğunu biliyorum. Zorunluluk insana sıkıntı verir. İşte o zaman da ortaya benim gibi tepeden tırnağa mantık, tepeden tırnağa irade, sıkıcı bir adam çıkar.
Kitabı okurken kendimi bir dedektif edasıyla tahminler yürütürken buldum. Aslında birden fazla adayın içinde doğru olanı seçemediğim gibi kendimce birini suçladım. Ama kitabın son 20 sayfası bir forvet ustalığıyla kaleci olan beni ters köşeye yatırarak tahminlerimden çok daha farklı birinin katil olduğunu gözler önüne serdi.