Ivan'ın balyozu:
Eğer evrenin sonundaki o muhteşem uyum, o sonsuz barış ve cennet, sadece ve sadece işkence görmüş tek bir masum çocuğun gözyaşları üzerine inşa edilecekse... Ben o uyumu reddediyorum. Bütün dünya kurtulacak olsa bile, o bir tek çocuğun acısı, evrensel uyumun giriş biletinden çok daha pahalıdır.
Duygu ve Düşünce
barış alper yılmazın yeni saçı peki jsjwqxş
Reklam
Günün berbatlık seviyesi Barış Alper'in saç stili gibi.
1000Kitap
“Dört bulut salıverdim gökyüzüne Gökyüzünün en yücesine, ucuna Biri turuncu, biri yeşil, biri al, birisi apak Dört top bulut yolladım gökyüzünün en ucuna Dört top ışıktan, koskocaman Turuncusuna sevgi yükledim Yeşiline dostluk Arkadaşlık yükledim alına arkadaşlık Apak buluta barış yükledim, Ne kadar çok özlemişsek barışı o kadar çok Gidin dedim bulutlarım yeryüzünün üstüne Yağın dedim bulutlarım yeryüzüne Yağmadık hiç bir yer bırakmayın, hiç bir yer, hiç bir yer Ama hiç bir yer, hiç bir yürek, hiç bir göz, hiç bir kulak Hiç bir ova, hiç bir çiçek bırakmayın Her yere, her yere, her yere yağın, Yağın ha yağın, Yağın ha yağın, yağın ha yağın Yağın ha yağın ha yağın Yağın insan yüreklerine.” | Yaşar Kemal
İnsanın çevresindekilerce sevilmesi, aranılan bir kimse olduğunu sezmesi kadar büyük bir mutluluk olamaz !
Alıntı
Miras kalmış bir acının en toy yerindeyim, Sökülmüş bir sızının beyaz boşluğunda... Ben annemin süt dişiyim; Henüz çiğnemeyi bilmeyen bir ömrün, İlk kopuşu, ilk vedasıyım dünyaya. ​Henüz mülkiyet kokmuyor avuçlarım, Ama taşıyorum göğsümde geçmişin kahrını. Sallanıyor zamanın damağında köksüz varlığım, Düştüm düşeceğim, Kendi masalımın tam ortasına. ​Sonra bir yağmur başlıyor, faili meçhul bir iklimden, Yanaklarında çizgiler açmış o kadim coğrafyaya. Ben annemin göz yaşıyım; Sessizce akıp giden bir kederin en berrak cüzü, Toprağa düşmeden kuruyan gizli vasiyetin sözü. ​Her damlada biraz daha eksiliyor lügatim, Tuzdan bir hafızayla yıkayıp geçiyorum hayatı. Annemin sustuğu yerden başlıyor düşüncelerim: "Acı, var olmanın ilk maddesidir." ​Bir kırılma ile bir dökülme arasında sıkışmış, Hem en saf çocukluğu, hem en ağır olgunluğuyum gövdemin. Ne gitmeyi becerebiliyorum tam anlamıyla, Ne de kalıp o çehreyi güldürmeyi. ​Ben, kendinden doğamayan bir gölgenin, İlk beyazı ve son ıslığı.
Reklam
Reklam