Öncelikle kitabı çok beğendim. Hakan Günday'ın ilk okuduğum kitabı oldu, zor ve ağır olduğu söyleniyordu ama ben sindire sindire ve çok zevk alarak okudum yani Günday'ın bundan sonra da bütün yazdığı kitapları ekliyorum listeme.
3 bölümden oluşuyor kitap.
1.bölümde; hayattan zevk almayan iki arkadaş ve normal insan gibi düşünemeyen, duygularından ve vicdanından arınmış Kinyas ve Kayra'nın evden kaçışlarını, Afrika, Meksika v.b yerlerde bir insanın yapacağı ne kadar tiksindirici şeyler varsa hepsini yapmalarını anlatıyor... Bu bölümlerde rahatsız olup kitap karakterlerine bu ne yapıyor niye kitap karakteri böyle seçilmiş diye soruyorsunuz ama devam ediyorsunuz :) hep şunu sordum bu iki arkadaş ne yaşadı da bu hale geldi...
2.bölümde Kayra'nın yolculuğu anlatılıyor...
Kinyas'ın Kayra'yı terk etmesiyle başlayan serüven. Kayra'nın zihinsel ölümünü gerçekleştirme planları en çok ilgimi çeken kısım oldu. Kayra'nın yaptıklarına çok kızıyorsunuz kitap boyunca. Rüyalarda güzel şeyler görmeyi hayal eden, Kinyas'a göre görünümü daha çirkin yansıtılmış, yalan söylemeyi çok iyi beceren, ikna kabiliyeti yüksek, birlikte olduğu kadınları döven hatta tecavüzden sakınmayan bir sosyopat. Ama kitap öyle bir noktaya geliyor ki; Kayra bu bölümde bir ara aranıyor ve öldürüleceğini düşünüyorsunuz ama zihinsel ölümünü gerçekleştirebilmesi için bu şekilde ölmemesini istiyorsunuz...
3.bölümde Kinyas'ın yolculuğu anlatılıyor...
Kayra'yı terk ettikten sonra; 8 yıl önce kaçtığı ve terk ettiği evine dönmesini ve yaptıklarından dolayı sinirlendiğiniz bu aileye bunu nasıl yapabildin diye sorduğunuz ve hiç uyuyamayan bir karakter Kinyas. Ailesinin onu kabul ettiği ve bu insanların arasında mutlu olabileceğini, bir iş, sevgili bulup, mutlu olunabilir mi sorusunu test etmeye çalışan başta çok