İçimizdeki eski bir odada, tozlu perdelerin arkasında bekler
terkedilmişlik. Gitmek, sadece bir mekânı terk etmek değildir; arkada bırakılan kalbin yankısıdır aslında. Ancak insan, o ıssızlığın ortasında bile gökyüzüne bakmaktan vazgeçmez. Işte tam orada, göğüs kafesimizin en derin köşesinde umut fısıldar: "Her kış, ardında bir bahar saklar."
Özlemek ise zamansız bir köprüdür; geçmişin sıcaklığıyla geleceğin belirsizliği arasında uzanan... Gidenlerin bıraktığı boşluk, yavaşça olgunlaşan bir sabra dönüşür. Bugün, belki de o boşlukla barışma günüdür. Çünkü biliriz ki, en çok özlenenler, kalpte en derin izi bırakanlardır. Umut, terkedilmiş sokakların bile bir gün yeniden çiçek açacağına inanmaktır.