Barış Tutumeri

Barış Tutumeri
@baristutumeri
رَبِّ هَبْ لٖى حُكْمًا وَاَلْحِقْنٖى بِالصَّالِحٖينَ Evet ümidvar olunuz, şu istikbal inkılabı içinde en yüksek gür sadâ, İslâmın sadâsı olacaktır! Bediüzzaman Said Nursî Risale-i Nur Külliyatı
Sezai Karakoçun Futbol yorumu
Allaha yakın olma heyecanının yerine yapma heyecanlar yerleştiren, insanları büyük stadlarda toplayarak çok az sonra çözümlenecek basit bir bilinmezliğin tuzağında göz bebeğinin çevresinde dört döndürerek kas buğusunda kendinden geçiren, ses, çizgi ve rengin hayal laboratuvarında ülküleşen bir takım soyut hayat görüntülerinde billurlaştırıp eriterek duyarlığını israf, duygularını boş yere bir akışta yıpratan çağa, büyük değişmenin, dirilişin kılıcını havale etmek.
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Barla
Üstadın Barla'daki ikametgâhı, iki odadan ibaret bir evdir. Esasen müstakil bir evi ve yeryüzünde taht-ı tasarruf ve temellükünde bir karış yeri dahi yoktur. Barla'da sekiz sene müddetle ikamet ettiği ev, üç yüz elli milyon ehl-i İslâmın merkezi hükmünde ilk dershane-i Nuriyesidir. Bu dershane-i Nuriyenin altında, daimî akan bir çeşme vardır. Ve önünde, dershane-i Nuriyeye bitişik çok kalın ve üç sütun halinde semaya yükselen gayet muhteşem bir çınar ağacı vardır. Çınar ağacının dalları arasında bir kulübecik yapılmıştır. Burası, Hazret-i Üstad'ın bahar ve yaz mevsimlerindeki istirahatı ve vazife-i tefekküriye ve ubudiyeti için en münasib bir menzildir. Üstad'ın sıddık hizmetkârları, talebeleri ve Barla ahalisi diyorlar ki: "Üstadı, geceleri, dershane-i Nuriyenin önündeki bir şecere-i mübareke olan çınar ağacının dalları arasında bulunan kulübecikte sabahlara kadar tesbihat ile, ezkâr ile terennüm eder görürdük. Hele bahar ve yaz mevsimlerinde bu muhteşem ağacın binlerce dalları arasında şevk u cezbe içinde uçuşan kuşlar arasında Üstad'ın böyle sabahlara kadar çalışmasını görürdük de; ne zaman uyur, ne zaman kalkar bilemezdik." ( Tarihçe-i Hayat 166.sh - Risale-i Nur) Bediüzzaman Said Nursî
Osmanoğullarının çok kuvvetli ve sarsılmaz oluşunun sebebi, önceden pek mükemmel ve insanı her sahada idareye muktedir bir hukuk sistemine, İslam hukukuna sahip oluşları idi. Yüzyıllarca adalet ve mesuliyet esaslarını yaşatan bu hukuk, İslam'ın ilahi ahlakıyla el ele vermiş bulunuyordu.
Hükümdarı alimin otoritesine hürmetkar; hakimi Kur'an'ın kumandasında, vicdanları Allah'a sığınmış bir milletin çocukları bugün nasıl bir şaşkınlık, bir kabus içinde çırpınmaktadır?
Bütün varlığımızı yabancıya teslim eden inkılap, bunlara göre kurtuluş getirecektir. Mazi ile bütün bağları koparmak, yenileşmenin şartıdır. istikbalin çiçekleri mazi denen ağacın köklerine muhtaç değildir. Bunlar köklerinden koparılmış, şahsiyetsiz ruh hastalarıdır. Ruhlarını kurtaramayan maziye gayzleri vardır. Geçmişi tamamen karalar, atalarını inkar ederler. Garba hayrandılar.