İnsanlardan kaçmayan bir yalnız kişiydi.
Sayfa 101 - A.·Kitabı okuyor
1000Kitap
Nasıl oluyordu da insanlar diğer in­sanlara birer nesneymişçesine davranabiliyorlardı? İnsanlar yanı başlarında acı çeken biri için hissettikleri doğal şefkat duygu­sunu kaybedecekleri noktaya nasıl gelebiliyorlardı?
Reklam
Thomas Buergenthal
Thomas henüz dokuz yaşındayken binler­ce Yahudi ile birlikte Auschwitz'e götürülmüştü. Orada, kaç­maya çalışırken yakalanmış bir arkadaşını asmaya zorlanan bir tutukluyu izlemek zorunda kalmıştı. SS muhafızı, tutukluya arkadaşının boynundan ilmiği geçirme emrini vermişti. Adam, elleri korku ve endişeyle çok fazla titrediği için emri yerine getirememişti. Arkadaşı ona dönmüş, ilmiği almış ve sıra dışı bir hareketle arkadaşının elini öpüp ilmiği kendi boy­nuna geçirmişti. SS muhafızı asılacak adamın üstünde durdu­ğu sandalyeye kızgın bir şekilde tekmeyi vurmuştu.
Sayfa 16·Kitabı okuyor
Empati Erozyonu
Empatimiz kapandığında sadece "Ben" modunda oluruz. Bu gibi durumlarda sadece şeylerle ya da yalnızca şeylermişçesine insanlarla ilişki kurarız.
Anlıyor musun? Muazzam bir şeydir insan! Tüm başlangıçlar ve sonlar ondadır ... Her şey insandadır; her şey insan içindir! Gerçek olan yalnızca insandır; geri kalan her şey onun ellerinde ya da beyninde oluşur! İn-san! Öyle görkemli, öyle mağrur bir tınlaması var ki bu sözcüğün! İn-san! Saygı duymalı insana! Acımamalı... küçültmemeli insanı acıma duygusuyla ... Saygı duymalı! İnsana içelim Baron!
Sayfa 117 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Her an sınıf mücadelesi
Özgür yurttaş ile köle, patrisyen ile pleb, baron ile serf, lonca ustası ile kalfa; tek kelimeyle ezen ile ezilen sürekli karşı karşıya gelmişlerdir...
Alıntı
Reklam
Reklam